Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Avukat olan davalının ... Mah. ... Sokak ... Çorlu Tekirdağ adresinde bulunan ... A Sitesi Yöneticiliğinin vekillik görevini yürüttüğünü, davalının, vekil edeni adına Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/ 171 Esas sayılı ve yine Çorlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/533 Esas,2018/18 Karar sayılı dosyaları ile müvekkili şirket aleyhine ihalenin feshi ve Tapu İptal davaları ikame ettiğini, işbu davaların her ikisinden de yapılan yargılama neticesinde davaların reddine karar verildiğini, anılan mahkeme dosyalarının yargılamaları devam ederken davalının, vekil olarak takip etmekte olduğu işi şahsi bir mesele haline getirerek vekillik görevine aykırı bir şekilde, davacı müvekkili aleyhine bir...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1870 KARAR NO: 2022/1531 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/10/2020 NUMARASI: 2019/708 - 2020/550 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/06/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Avukat olan davalının ... Mah. ... Sokak ... Çorlu Tekirdağ adresinde bulunan ... A Sitesi Yöneticiliğinin vekillik görevini yürüttüğünü, davalının, vekil edeni adına Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/ 171 Esas sayılı ve yine Çorlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/533 Esas,2018/18 Karar sayılı dosyaları ile müvekkili şirket aleyhine ihalenin feshi ve Tapu İptal davaları ikame ettiğini, işbu davaların her ikisinden de yapılan yargılama neticesinde davaların reddine karar verildiğini, anılan mahkeme dosyalarının yargılamaları devam ederken davalının, vekil olarak takip etmekte olduğu işi şahsi bir mesele haline getirerek vekillik görevine aykırı bir şekilde, davacı müvekkili aleyhine bir takım gerçek dışı, yerici ve ticari itibarı sarsıcı söylentiler ortaya attığını, davacı şirket ve şirket çalışanları hakkında hem Savcılık makamına hem de Cumhurbaşkanlığına şikayette bulunduğunu, davacı şirketin tanınmış, saygın bir işletme olduğunu, davalının, müvekkil aleyhine yaymış olduğu gerçek dışı isnatların, anılan bölgede ikamet etmekte olan sakinlerin müvekkiline karşı bakış açısını değiştirdiğini, davalının müvekkili şirket aleyhine yaptığı reklamlar sebebiyle de müvekkilinin o bölgede ticaret yapmasına, taşınmaz satmasına da engel olduğunu, yüksek ölçekte ticari faaliyette bulunan müvekkil şirketin ciddi bir manevi zarara da maruz kaldığını beyanla davanın kabulüne, fazlaya dair talep, dava ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL. maddi ve şirketin ticari itibarının sarsılması sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin görev yaptığı tüm davalarda sadece davanın konusuna yönelik somut delillere ve tanık anlatımlarına dayanarak beyan ve savunmalarda bulunduğunu, davanın konusu dışında karşı tarafın kişiliği, özel ve ticari hayatı ile hiç bir zaman ilgilenmediğini, müvekkilinin bizzat şahit olduğu tüm haksızlıklara rağmen ne davacı şirkete ne de davacı şirket adına hareket eden ... ve ... hakkında yasal zeminden uzak söz ve davranışta bulunmadığını, davacının iddialarının doğru olmasının mümkün olmadığını beyanla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dosyada dinlenen davacı ve davalı tanık beyanları tüm dosya kapsamından davacının iddiasını ispatlayamadığı, davalının sunduğu delillerin Anayasal şikayet hakkı ve bu bağlamda hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı kabul edilerek ma...