DAVA: Hisse Devir Sözleşmesinin Geçersizliğinin ve Davacının Ortak ve Yetkili Olduğunun Tespiti İstemli İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/06/2022 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup davalı ... ile davaya konu 22/09/2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirketteki mevcut hisselerini davalıya devrettiğini, ana sözleşme gereği hisse devrinin yönetim kurulu iznine tabi olmasına rağmen izin almadan yapıldığını, bu nedenle geçersiz olduğunu, devir senedinde bedelin reel değerin altında gösterilmesi konusunda davalının müvekkilini hataya düşürmek suretiyle ve bu yöndeki hileli davranışlarıyla...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/725 KARAR NO: 2022/775 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2018 NUMARASI: 2012/1405 Esas - 2018/1237 Karar DAVA: Hisse Devir Sözleşmesinin Geçersizliğinin ve Davacının Ortak ve Yetkili Olduğunun Tespiti İstemli İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/06/2022 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup davalı ... ile davaya konu 22/09/2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirketteki mevcut hisselerini davalıya devrettiğini, ana sözleşme gereği hisse devrinin yönetim kurulu iznine tabi olmasına rağmen izin almadan yapıldığını, bu nedenle geçersiz olduğunu, devir senedinde bedelin reel değerin altında gösterilmesi konusunda davalının müvekkilini hataya düşürmek suretiyle ve bu yöndeki hileli davranışlarıyla müvekkilinin iradesinin davalının hilesi ile sakatlanıp müvekkilinin hataya düştüğünü, gerçekte müvekkilinin davalı ile sözleşmeyi imzalama iradesinin olmadığını, yalnız taahhüt sözleşmesi imzalamak iradesi olmasına rağmen devir sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin ihtarname ile sözleşmeyi iptal ettiğini, davalının cevabi ihtarnamede devrin usulüne uygun yapıldığını ve geçerli olduğunu bildirdiğini belirtmiş, müvekkilinin davalı şirketin halen ortağı ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf 08/10/2018 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesindeki tüm talepleri asli ve öncelikli talepleri olmak kaydıyla bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde devre konu hisselerin reel değerleriyle bilanço değeri arasındaki 450.441,27 TL farkın hisseleri devralan davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın gerçekten uzak ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, sözleşmenin hile sebebi ile iptali istemi yönünden zaman aşımı süresinin dolduğunu, devir sözleşmesinin şirket ana sözleşmesinde aranan şekil şartlarına uygun olarak yapıldığını, hisse devrinin yönetim kurulu kararı ile kabul edilip pay defterine kaydedildiğini, bedelin 18/10/2011 tarihinde banka havalesi yolu ile ödendiğini, davacının başından beri sözleşmeyi kötü niyetli olarak inkar ettiğini bildirmiş, davanın zaman aşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Tüm dosya kapsamı, mahkememizce usul ve yasaya uygun, denetime elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporları, tanık beyanları ve toplanan tüm delillerle birlikte davacının davalı şirketteki payını 22/09/2011 ...