Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle kasko sigortacısı olan davacı tarafından, dava dışı sigortalısına ödenen araç hasar tazminatının, TTK'nın 1472. maddesi kapsamında zarar sorumlusu olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; " Somut olayda ise dava konusu hasara neden olan kazanın meydana geldiği yer inşaat şantiye sahası olup, yukarıda izah edilen karayolu tanımına girmemektedir. Bu haliyle meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda izah edilen gerekçelerle davalı ...'ye karşı açılan davanın kabulü ile; 5.845,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18/09/2015 tarihinden itibaren...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/1775 KARAR NO: 2022/1240 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/01/2019 NUMARASI: 2016/574 Esas - 2019/56 Karar DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat (TTK 1472 ) KARAR TARİHİ: 30/06/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle kasko sigortacısı olan davacı tarafından, dava dışı sigortalısına ödenen araç hasar tazminatının, TTK'nın 1472. maddesi kapsamında zarar sorumlusu olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; " Somut olayda ise dava konusu hasara neden olan kazanın meydana geldiği yer inşaat şantiye sahası olup, yukarıda izah edilen karayolu tanımına girmemektedir. Bu haliyle meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda izah edilen gerekçelerle davalı ...'ye karşı açılan davanın kabulü ile; 5.845,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18/09/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı yönünden açılan davanın reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği yerin şantiye alanı olduğunu ve karayolundan sürekli olarak araç giriş çıkışının yapıldığını, dolayısıyla şantiye alanının, karayolu olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı Sigorta Şirketi hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; 30/07/2015 tarihinde, Sinop - Boyabat - ... Mevkiindeki ... Şantiyesinde, davacı Sigorta Şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın, davalı ... Sigorta AŞ.'nin ZMS sigortacısı ve davalı ...'nin sürücüsü - maliki olduğu vinç niteliğindeki iş makinasının halatlarının kayması nedeniyle hasarlandığı; davacı kasko sigortacısı tarafından, dava dışı sigortalısına yapılan hasar ödemesinin, TTK'nın 1472. maddesi kapsamında zarar sorumlusu olarak davalılardan tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/12156 Esas - 2019/7414 Karar sayılı kararında ve benzer nitelikteki kararlarında belirtildiği üzere; Karayolları Trafik Kanununun uygulanması için kazanın, mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip, karayolu ile bağlantısı olan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içine girmektedi...