Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/2207 · K. 2022/522
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2019/2207 K. 2022/522

E. 2019/2207K. 2022/5227 Nisan 2022
kredi sözleşmesiicra takibimenfi tespitiptal davasıkefalet sözleşmesikredi kartı borcuihtiyati tedbiritirazın iptaliödeme emriödeme emrinin iptalitakibin durdurulmasıtedbir kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA :Davacı vekili ; müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından Bakırköy 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin dayanağı olarak gösterilen 02/11/2012 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin imzası bulunmayan bir sözleşmeden dolayı borçlu olmasının mümkün olmadığını beyanla davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının menfi tespiti istenen meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere davacının...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2019/2207 KARAR NO : 2022/522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/04/2022 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA :Davacı vekili ; müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından Bakırköy 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin dayanağı olarak gösterilen 02/11/2012 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin imzası bulunmayan bir sözleşmeden dolayı borçlu olmasının mümkün olmadığını beyanla davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının menfi tespiti istenen meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere davacının müvekkili banka ile akdedilen sözleşmeye 20/05/2010 tarihinde müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, davacının menfi tespit taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, davacı tarafından 02.11.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunmadığından bahisle takip nedeniyle menfi tespit talebinde bulunmuş ve davalı alacaklı tarafından takibe konu kredi kartına dair borcun dayanağı olan sözleşme takibe eklenmemiş ise de; kat ihtarnamesinin icra takibine eklenmesi ve takibe dayanak ihtarnamede kart bilgilerinin açıkça yazması karşısında dava konusu business kart borcunun kaynağı olan davacının 20.05.2010 tarihli genel kredi kefalet sözleşmesi uyarınca müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, davacı tarafından borcun miktarına,2010 tarihli sözleşmeye itirazının olmaması karşısında davacının takibe konu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; hükme esas alınan sözleşmenin icra dosyasına gösterilen dayanak belgeler arasında yer almadığını, borcun business kart hesabının genel kredi sözleşmesi değil kredi kartı borcu olduğunu, business kart hesabının açıldığı tarihe ve icra dosyasının dayanağı olarak gösterilen belgelere bakıldığında davalı vekilinin iddialarının kabulünün yasal olmadığının görüleceğini, kefilin genel kredi sözleşmesini imzalaması, genel kredi sözleşmesi dışında kalan her türlü borçtan genel kredi sözleşmesi limiti ile sorumlu olmayacağını, bu nedenlerle verilen kararın kaldırılarak tüm taleplerinin kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE : Davacı vekili tarafından; 02.11.2012 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinde müvekkilinin imzasının yer almadığını ,müvekkilinin imzası bulunmayan sözleşmeden sorumlu tutulmasının yasal olarak mümkün olmadığını ,anılan sözleşmede kefilin... old...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 362

Temyiz edilemeyen kararlar56

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2019/2207 · K. 2022/522

7 Nisan 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2019/2066 · K. 2022/472

24 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2019/2066 · K. 2022/472

24 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2021/263 · K. 2023/1326

11 Eylül 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/2170 · K. 2022/577

18 Mayıs 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/2152 · K. 2022/592

18 Mayıs 2022