DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/03/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 10.10.2014 tanzim ve 10.05.2015 vade tarihli 37.158,00 TL'lik bonoya dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. dosyasında takip yaptığını, müvekkiline kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takiplerde ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkil şirketin ödeme emrini 02.06.2015 tarihinde tebellüğ ettiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası müstenidi bonoda müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, takip konusu bonoda şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığını, müvekkili şirketin çift imza ile temsil ve ilzam edildiğini, ancak takip dayanağı bonoda tek imza...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/946 KARAR NO: 2022/506 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2018 NUMARASI: 2015/590 E. - 2018/333 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/03/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 10.10.2014 tanzim ve 10.05.2015 vade tarihli 37.158,00 TL'lik bonoya dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. dosyasında takip yaptığını, müvekkiline kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takiplerde ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkil şirketin ödeme emrini 02.06.2015 tarihinde tebellüğ ettiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası müstenidi bonoda müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, takip konusu bonoda şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığını, müvekkili şirketin çift imza ile temsil ve ilzam edildiğini, ancak takip dayanağı bonoda tek imza bulunduğunu ve o imzanın da şirket yetkililerine ait olmadığını, müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde yapılan takip sebebiyle haciz tehdidi altına girdiğini ileri sürerek takip dayanağı bonodaki imza müvekkil şirket yetkililerine ait olmayan mezkur bonodan dolayı müvekkil şirketin davalı / alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, masraf ve vekaletin davalı alacaklıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu bonodaki borçlu şirket kaşesi üzerinde imzası olan şahsın ... olduğunu, bu şahsın borçlu şirketi temsilen müvekkil şirketle sözleşmeler ve protokoller imzaladığını, bu belgelerde şirketin kaşesinin de olduğunu, borçlu şirket ile müvekkili arasında bir sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmeyi de ...'ın imzaladığını, bu kapsamda müvekkil şirketin ... Turizm'e hizmet verdiğini, fatura kestiğini, karşılığında ... Turizm' den ödemeler aldığını, borçlu şirketin şirketi temsilen ...' ın yaptığı işlemlerin hiçbirine itiraz etmediğini ve hepsini kabul ettiğini, bu iş ve işlemlerin tarafların banka kayıtlarında ve ticari defterlerinde sabit olduğunu, Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, şirket yetkilisi sıfatıyla yapılan işlemlerde buna ses çıkarmadığı ve daha önce yapılan işlemlerle temsil konusunun teamül halini aldığı durumlarda "zimni kabul" ün olduğunu ve bono tanzimi ile ilgili özel yetki olmasa bile şirketin sorumlu olacağına karar verdiğini, somut olayda, şirket yetkilisinin daha önce de şirket adına kambiyo senedi tanzim ettiğini, bunu yetkili bulunan oğlunun sözlü yönlendirmesi ile yaptığını, bu yetkinin verildiği hususunda da şirket yetkilisinin kabulünün bulunduğu hususlarının diğer dava dosyaları ve kesinleşen karar ile sabit olduğunu, davaya ve takibe konu senedin 10.10.2014 tarihinde keşide edildiğini, ...' ın yetki...