DAVANIN KONUSU: Munzam Zarar (BK'nın 105. Maddesi) KARAR TARİHİ: 17/06/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava ve uyuşmazlık, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 105. maddesi (6098 sayılı TBK'nın 122.maddesi) kapsamında munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili 12/01/2021 tarihli dilekçesinde, Yargıtay bozma ilamına göre munzam zararlarının varlığının kesinleştiğini iddia ederek, davalı kooperatifin taşınmazları, hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 12/03/2021 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak dosya incelendiğinde alacak miktarının belli olmadığı, bozma sebebine göre bilirkişi incelemesi yaptırılarak faiz başlangıç ve bitiş...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1003 KARAR NO : 2021/958 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ 12/03/2021 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2020/672 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: Munzam Zarar (BK'nın 105. Maddesi) KARAR TARİHİ: 17/06/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava ve uyuşmazlık, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 105. maddesi (6098 sayılı TBK'nın 122.maddesi) kapsamında munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili 12/01/2021 tarihli dilekçesinde, Yargıtay bozma ilamına göre munzam zararlarının varlığının kesinleştiğini iddia ederek, davalı kooperatifin taşınmazları, hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 12/03/2021 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak dosya incelendiğinde alacak miktarının belli olmadığı, bozma sebebine göre bilirkişi incelemesi yaptırılarak faiz başlangıç ve bitiş tarihlerinin doğru tayin edilerek tekrar hesaplama yapılacağı, bu durumda miktarı likit/belli bir alacaktan söz edilemeyceği, davalı kooperatifin mal kaçırdığına dari somut bir sebebin de ortaya konmadığı, neticede ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı anlaşıldığı" gerekçesiyle, "Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine," karar verilmşitir. Davacı vekili bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: İİK'nın "İhtiyati haciz şartları" başlıklı 257. maddesinde; Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.1)Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.Yukarıdaki düzenleme çerçevesinde dosyanın yapılan incelemesinde; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12/03/2019 tarih ve 2017/3637 Esas-2019/2805 Karar sayılı ilamı ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin, bu aşamada alacağın varlığına ve muaccel olduğuna kanaat oluşturacak nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu aşamada yaklaşık ispat koşulları çerçevesinde İİK'nın 257/1.maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz kurumunun amacına ve dosya içeriğine uymayan gerekçeyle tal...