DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/12/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkili ile asıl ve birleşen davanın davalılarının murisi arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalıların murisine kredi kartları verildiğini, yapılan harcama bedellerinin ödenmediğini, hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davanın davalılar vekili, müvekkillerinin murisinin terekesinin açıkça borca batık olduğunu,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3515 Esas KARAR NO : 2019/2671 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2017 NUMARASI : 2015/167 2017/139 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/12/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkili ile asıl ve birleşen davanın davalılarının murisi arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalıların murisine kredi kartları verildiğini, yapılan harcama bedellerinin ödenmediğini, hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davanın davalılar vekili, müvekkillerinin murisinin terekesinin açıkça borca batık olduğunu, mirasın hükmen red hükümleri nedeniyle müvekkillerinin sorumluluğunun olmadığını, dolayısıyla takibe itirazların yerinde olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; davalı mirasçıların terekenin borca batık olduğunun tespiti için müstakil dava açabilecekleri gibi, açılan bir davada bu hususu def'i olarak ileri sürebilecekleri, yapılan araştırmadan murisin herhangi bir mal varlığının bulunmadığı, terekenin borca batık olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle davalı mirasçıların sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, kararı asıl ve birleşen davanın davacı vekili istinaf etmiştir. Asıl ve birleşen davanın davacı vekili istinaf sebebi olarak; takibin usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin alacağın tahsili için mirasçıları aleyhine takip yaptığını, itiraz üzerine de eldeki davanın açıldığını, yargılamada terekenin borca batık olup olmadığının araştırıldığını ve borca batık olduğunun belirlendiğini, bu nedenle davanın reddedildiğini, bu kararın müvekkilinin alacağına kavuşmasına engellediği gibi, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden de sorumlu hale getirdiğini, terekenin borca batık olması sebebiyle müvekkilinin mağduriyet ve zararının telafi edilemez nitelikte olduğunu, bir de aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin müvekkilinin mağduriyetini haksız şekilde arttırdığını, terekenin borca batıklığının ancak mahkeme araştırması ile belirlenebilecek bir konu olduğunu, müvekkilinin bu konuda araştırma ve bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını belirterek terekenin borca batıklığı hususunda yeniden araştırma yapılmak suretiyle dosyanın yeniden incelenmesine ve kararın ne olursa olsun müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir. Asıl davanın ...