DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 25/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde hesabı bulunduğunu, hesapta bulunan 34.090,00 TL'nin davalı tarafından bloke edildiğini, çekilen ihtarnameye rağmen blokenin kaldırılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan aldığı çek karneleri kapsamında henüz müvekkiline iade edilmeyen çek yaprakları mevcut olduğunu, bu itibarla ibraz edilmemiş çeklerin her daim...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3991 Esas KARAR NO: 2020/446 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/05/2017 NUMARASI: 2015/807 2017/379 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 25/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde hesabı bulunduğunu, hesapta bulunan 34.090,00 TL'nin davalı tarafından bloke edildiğini, çekilen ihtarnameye rağmen blokenin kaldırılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan aldığı çek karneleri kapsamında henüz müvekkiline iade edilmeyen çek yaprakları mevcut olduğunu, bu itibarla ibraz edilmemiş çeklerin her daim tedavüle sokulabileceği gözönüne alındığında, davacının henüz iade olunmayan 2000 ve 2001 yıllarına ait çekler üzerindeki müvekkili bankanın sorumluluğunun kalmadığı iddiasının asılsız olduğunu, 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 3/2 -3.maddelerinde hesap sahibi ile muhatap banka arasında gayrinakdi kredi sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili bankanın söz konusu çeklerin karşılıksız çıkması, ya da kısmen karşılıklarının bulunması ihtimalinde sorumluluğunun bulunduğunu, 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 2/7 fıkrasında; 31/01/2012 tarihli , 6273 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikle çek yaprakları üzerinde basım tarihi getirildiğini, önceki çeklerde basım tarihinin bulunmamasının müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, müvekkili bankanın sorumluluğunun ve haklarının 3167 Sayılı Kanunun 10.maddesinden kaynaklandığını, bu madde uyarınca müvekkilinin yasal sorumluluk miktarı kadar teminat talep edebileceğini, Yargıtay'ın kararlarının da bu yönde olduğunu, ayrıca 5941 Sayılı Çek Kanuna 6273 Sayılı Kanun ile eklenen geçici 3/3 ve 4. maddesi gereğince eski çeklerin hukuki geçerliliğinin devam ettiğini ve eski çek defterleriyle ilgili olarak muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona ereceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalı bankanın davacıya ait boş çek yaprakları nedeniyle yasal sorumluluğunun devam ettiği, yapılan bloke işleminin hukuka uygun olduğu, davanın hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; davalının 2000 ve 2001 yıllarına ait çeklerin yasal sorumluluk bedeli karşılığında bloke uyguladığını, 2000 ve 2001 yıllarına ait çeklerden kaynaklı sorumluluğun zamanaşımı süresi dolduğundan açık...