Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davalılar vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... A.Ş arasında imzalanan 03.04.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca borçluya ticari kredi kullandırıldığını, diğer davalıların bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, ödemelerde temerrüde düşülmesi üzerine borcun kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, yine ödeme yapılmayınca borçlulara karşı icra takibi başlattıklarını, borçlu ...'ın borcun tamamına diğer borçluların ise borcun bir miktarına haksız yere itiraz ettiklerini, yetki itirazının da haksız olduğunu, sözleşmede Antalya Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, geri ödeme planında borçlu...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 28/12/2018 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali YEREL MAHKEME KARARI : Davanın kısmen kabulüne GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 22/10/2021
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davalılar vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... A.Ş arasında imzalanan 03.04.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca borçluya ticari kredi kullandırıldığını, diğer davalıların bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, ödemelerde temerrüde düşülmesi üzerine borcun kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, yine ödeme yapılmayınca borçlulara karşı icra takibi başlattıklarını, borçlu ...'ın borcun tamamına diğer borçluların ise borcun bir miktarına haksız yere itiraz ettiklerini, yetki itirazının da haksız olduğunu, sözleşmede Antalya Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, geri ödeme planında borçlu imzasının bulunmamasının kefilliği etkilemeyeceğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bahsi geçen sözleşmenin akdedildiği hususunun doğru olduğunu, müvekkili şirkete bu krediden sonra 22.04.2016 tarihinde 168.250,00 TL tutarlı taksitli ticari kullandırdığını, diğer müvekkillerinden ... dışındaki davalıların bu krediye kefil olduklarını, bu son kullandırılan kredinin tamamının müvekkili şirketin o tarihe kadar olan tüm borçlarının ödenmesi ile kullandırılmış olduğunu, yani bu kredi kullanım tarihi itibariyle geriye dönük hiçbir borcunun bulunmadığını, dolayısıyla davacının dayandığı sözleşmeden ötürü borcun kalmadığı, yine ...'ın sözleşme ve geri ödeme planında imzasının bulunmadığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, Burdur mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, sözleşmenin 7.8.3 maddesinde temerrüt halinde bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının % 50 fazlası oranında temerrüt faizi işletilebileceğinin yazılı olduğu, sunulan genelgedeki cari faiz oranına göre istenen % 35 oranındaki temerrüt faizinin yerinde olduğu, neticeten takip tarihi itibariyle 2 taksitli kredi alacağı yönünden 196.914,70 TL tutarında asıl alacağın olduğu, yine işlemiş faiz ve ferileri yönünden bilirkişi raporunda belirtilen tutarlarda davalıların borçlu oldukları, davacı vekilinin ek rapordan sonra sunduğu noterlik makbuzlarından bankanın ihtarnameler için toplam 1.659,85 TL masraf ödediğinin anlaşıldığı, bu kalemi talep etmesinin de doğru olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, ancak taleple bağlılık ilkesi gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Da...