Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Davalı şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden ortaya çıkan 44.178,37TL tutarındaki cari hesap alacağının davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalıya ihtarname gönderilmiş ise de bir sonuç alınamadığını, cari hesap alacağı için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının yapmış olduğu işin kesilen irsaliyeli faturalar da sabit olduğunu, davalının ayrıca borcu ödediğine dair bir belge de sunmadığını, belirterek itirazın iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle reddi gerektiğini, davalı şirketin...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 10/03/2020 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Davalı şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden ortaya çıkan 44.178,37TL tutarındaki cari hesap alacağının davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalıya ihtarname gönderilmiş ise de bir sonuç alınamadığını, cari hesap alacağı için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının yapmış olduğu işin kesilen irsaliyeli faturalar da sabit olduğunu, davalının ayrıca borcu ödediğine dair bir belge de sunmadığını, belirterek itirazın iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle reddi gerektiğini, davalı şirketin davacı yana borcu bulunmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak sunulan fatura, cari hesap ve ihtarname suretlerinin tek başına borcun ve akdi ilişkinin varlığını ispata elverişli olmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde herhangi bir sözleşmeye delil olarak dayanıldığı görülmemekle birlikte dava dilekçesi ekinde de sözleşme aslı bulunmadığını, savunarak davanın öncelikle usulden aksi takdirde esastan reddini talep etmişlerdir. Mahkemece, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. maddesi gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de, davalı vekili 17/07/2019 tarihli dilekçe ile ticari defterlerin incelenmesine muvafakat etmeyeceklerini belirttiği, talimat mahkemesince davalının ticari defteri incelenmediği, davacının ticari defteri ise mali müşavir bilirkişi tarafından incelendiği, davalı taraf ticari defterlerini sunmamış ise de ilgili döneme ait BA formlarında davaya konu faturanın yer aldığı mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edildiği, başka bir ifade ile davacının dava konusu çekişmeli hususla ilgili iddiasını bizatihi davalı kayıtları ile ispat ettiğinin kabulü gerektiği, ayrıca davalı defterlerinin incelenmesine ihtiyaç olmadığı, fakat davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 120 Alıcılar hesabında takip tarihi itibari ile 155.291,61TL alacaklı olduğu 320 Satıcılar hesabında ise 116.763,44TL borçlu olduğu borcun alacaktan mahsubu ile davacının (155.291,61TL-116.763,44TL) 38.528,17TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, takibin ise 44.178,37TL üzerinden açıldığı davacının icra takibi ekine sunduğu ekstrede davalının 5.650,00TLlik ödemesinin yer almadığı bu nedenle takibin bu tutar düşülmeden açılmış olmasından farkın meydana geldiği, ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile 38.528,17TL fatura alacağının bulunduğunun kabulünün gerekmesi ayrıca, ...