İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 22/07/2005 tarihinde 150.000,00.TL kredi çektiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borç nedeniyle davalı aleyhine temerrüte düşülen 73.865,05 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının 14/05/2008 tarihinde itirazı neticesinde takibin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde, söz konusu kredi borcunu İstanbul 12. İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasında ödediğini savunduğunu ancak bu dosyanın rehinli menkul malın paya çevrilmesine ilişkin olup borcun kaynağının araç kredisi olduğunu, dava konusu borcun ise, genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının itiraz dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, işlemlerin devam etmesine karşın yetkili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/951 KARAR NO : 2021/1207 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2021 DOSYA NUMARASI: 2018/424 Esas - 2021/159 Karar KARAR TARİHİ : 16/09/2021 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 22/07/2005 tarihinde 150.000,00.TL kredi çektiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borç nedeniyle davalı aleyhine temerrüte düşülen 73.865,05 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının 14/05/2008 tarihinde itirazı neticesinde takibin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde, söz konusu kredi borcunu İstanbul 12. İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasında ödediğini savunduğunu ancak bu dosyanın rehinli menkul malın paya çevrilmesine ilişkin olup borcun kaynağının araç kredisi olduğunu, dava konusu borcun ise, genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının itiraz dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, işlemlerin devam etmesine karşın yetkili avukatların gözden kaçırması nedeniyle 1 yıllık itirazın iptali davası süresinin zaman aşımına uğradığını ancak takibin diğer borçlu kefil yönünden devam ettiğini, İstanbul 7. İcra Hukuk Mah.'nce verilen 2016/1299 Esas 2017/214 Karar sayılı kararı ile borçlu kefile yapılan tebligatın usulsüz olduğundan iptaline karar verildiğini belirterek, şimdilik 30.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren %60 faiz oranıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının %60 oranında faiz talebinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkiline ait hesabın davacı tarafından bloke edildiğini, hesaplarda halen paraların bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/02/2021 tarih ve 2018/424 Esas - 2021/159 Karar sayılı kararı ile; " ...Somut uyuşmazlıkta davalı taraf usulüne uygun olarak zamanaşımı defisini ileri sürmüş olup 14/05/2008 takibe itiraz tarihi ile 14/05/2018 dava açılış tarihi arasında tam olarak 10 yıllık süre olduğu ve takibe itiraz sonrası herhangi bir işlem gerçekleştirilmediği, yenileme talebinde icrai işlem talebi bulunmadığı dolayısıyla zamanaşımın kesici bir etkisinin bulunmadığı, davacı tarafından zamanaşımını kesici fiilin 01/05/2008 tarihinde takip başlatmakla gerçekleştiği, bu anlamda 10 yıllık sürenin dolduğu (TBK m.146) hususları dikkate alındığında alacağın zamanaşımına uğradığı kanaatine varılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-Zaman aşımı nedeniyle davanın reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istin...