Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin sözleşme gereği tüm işleri yaptığından bedelin ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin maddi açıdan zor durumda bulunması nedeniyle kesin hakediş tutanağını imzalamak zorunda kaldığını, teminatın iadesi için yapım işleri kesin kabul tutanağının koşulsuz imzalanması istenildiğinden çekince konulmadığını, yapım işleri kesin kabul tutanağının 24/07/2016 tarihinde düzenlendiğini, yapılan işler bakımından bir itiraz bulunmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturanın tahsili için davalı şirket hakkında yasal takibe geçildiğini, davalının haksız ve dayanaksız itirazı ile takibi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/159 KARAR NO: 2021/1955 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2018 NUMARASI: 2016/684 Esas, 2018/833 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 19/10/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin sözleşme gereği tüm işleri yaptığından bedelin ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin maddi açıdan zor durumda bulunması nedeniyle kesin hakediş tutanağını imzalamak zorunda kaldığını, teminatın iadesi için yapım işleri kesin kabul tutanağının koşulsuz imzalanması istenildiğinden çekince konulmadığını, yapım işleri kesin kabul tutanağının 24/07/2016 tarihinde düzenlendiğini, yapılan işler bakımından bir itiraz bulunmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturanın tahsili için davalı şirket hakkında yasal takibe geçildiğini, davalının haksız ve dayanaksız itirazı ile takibi durdurduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin eksik olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 15/07/2013 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davacının yaptığı işlerin bedelinin eksiksiz şekilde ödendiğini, iş sonunda kesin hakedişinin düzenlendiğini, kesin hakedişe ilişkin olarak davacının 26/12/2014 tarihinde fatura düzenlendiğini ve bedelinin ödendiğini, takibe dayanak alınan faturaların müvekkiline tebliğ edilmediği gibi sözleşmenin 7 ve 39.maddesine uygun bulunmadığını, davacının 26/12/2014 tarihli hakediş tutanağını çekince koymaksızın imzaladığını ve hakediş raporunda belirtilen tutarın kendisine ödendiğini, takibin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasında 15/07/2013 tarihli uyarınca davacının yüklenici sıfatıyla belirtilen bedel üzerinden işi üstlendiği, edimini yerine getirdiğinin çekişmesiz olduğu; uyuşmazlığın Sultanahmet meydanı olarak isimlendirilen mekanda bulunan 6 adet kolonun giriş ve birinci katlarda da devam etmesi nedeniyle iki kolon olarak hesaplanıp hesaplanmayacağına ilişkin olduğu; davacı tarafın bu kolonların iki katta devam etmesi nedeniyle iki defa sayılmasını istediği, davalı taraf ise kolonların bir bütün olduğunu, iki katta devam etmesine rağmen tek kolon sayılması gerektiğini öne sürdüğü, bilirkişi kurulunca yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 02/10/2017 tarihli raporda; bu kolonların toplamda 6 adet değil 12 adet alınarak hesaplama yapılması ve yüklenici davacıya 381.545...