MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2017/166 Esas - 2019/247 Karar TARİHİ: 07/03/2019 DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirket ile arasındaki ticari iş ilişkisinde davalı şirkete sattığı ürünlerin faturasını kestiğini ve ürünleri teslim ettiğini, takip konusu faturaları tebellüğ edip ticari defterlerine kaydeden davalının faturaların münderecatına itiraz etmediğini, ancak bugüne kadar fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından borçlu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1247 KARAR NO: 2021/1253 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2017/166 Esas - 2019/247 Karar TARİHİ: 07/03/2019 DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirket ile arasındaki ticari iş ilişkisinde davalı şirkete sattığı ürünlerin faturasını kestiğini ve ürünleri teslim ettiğini, takip konusu faturaları tebellüğ edip ticari defterlerine kaydeden davalının faturaların münderecatına itiraz etmediğini, ancak bugüne kadar fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlu olduğu miktarı ve karşılığında aldığı hizmeti bilebilecek durumda olan davalının itirazının alacağı sürüncemede bırakmak olduğunu iddia ederek, davalı borçlu şirketin vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacı vekilinin iddialarının aksine, müvekkili şirketin davacı alacaklıya ticari ilişki kaynaklı hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin önemli projelere imza atan değerli bir şirket olup tüm ödemelerini gerçekleştirmiş olduğunu, bu sebeple de borcun tamamına itirazda itiraz ettiklerini belirterek müvekkili şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız davanın reddine, %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamına göre; davanın, cari hesap alacağına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, cari hesabı oluşturan faturaların gıda maddeleri satışına ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davalı taraf davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde cari hesaba konu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı oldukları, iki tarafın defterleri arasında kayıtlı faturalar açısından tam bir uyum olduğu, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın 34.579,49 TL bedelli davalı şirket kayıtlarında yer alan, ancak davacı firma kayıtlarında...