Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/2623 · K. 2021/1539
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/2623 K. 2021/1539

E. 2019/2623K. 2021/153927 Ekim 2021
tazminatmanevi tazminatbedensel zarartazminat davasımaddi ve manevi tazminatmaddi tazminattrafik kazası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; konusuz kalan maddi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için de 4.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve İstanbul Valililiğinden alınarak davacılara verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran İstanbul Valililiği vekili dilekçesinde özetle; manevi zarar iddiasının kanıtlanamadığını, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2623 KARAR NO: 2021/1539 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/04/2018 NUMARASI: 2015/1200 (E) 2018/322 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 27/10/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; konusuz kalan maddi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için de 4.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve İstanbul Valililiğinden alınarak davacılara verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran İstanbul Valililiği vekili dilekçesinde özetle; manevi zarar iddiasının kanıtlanamadığını, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'ncı maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülk...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 1

1 – 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 1 ve 2 nci Maddeleri :

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 355

İncelemenin kapsamı

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/2693 · K. 2021/1522

27 Ekim 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/2727 · K. 2021/1506

26 Ekim 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/2373 · K. 2021/1415

13 Ekim 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/2623 · K. 2021/1539

27 Ekim 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/2624 · K. 2021/1406

13 Ekim 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/2654 · K. 2021/1542

27 Ekim 2021