DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/07/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine iki adet senede dayalı olarak icra takibi başlattığını, takip konusu senetlerin taşınmaz mal ve işyeri devri yapılmak suretiyle ödendiğini, bu konuda 31/03/2014 tarihli ek protokolün yapıldığını, protokolde karşılıklı ibra konusunda açık hüküm bulunduğunu, buna rağmen iki adet senedin müvekkilinin yaşlı olması nedeniyle iade edilmeyerek takibe konulduğunu, konuyla ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkilinin takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2018/3611 Esas KARAR NO: 2021/1378 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/07/2018 NUMARASI: 2016/104 2018/864 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/07/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine iki adet senede dayalı olarak icra takibi başlattığını, takip konusu senetlerin taşınmaz mal ve işyeri devri yapılmak suretiyle ödendiğini, bu konuda 31/03/2014 tarihli ek protokolün yapıldığını, protokolde karşılıklı ibra konusunda açık hüküm bulunduğunu, buna rağmen iki adet senedin müvekkilinin yaşlı olması nedeniyle iade edilmeyerek takibe konulduğunu, konuyla ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkilinin takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının senetteki imzaya bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla borcu kabul ettiğini, kendilerinin ise 31/03/2014 tarihli ek protokol başlıklı belgeye ve belge altındaki imzaya açıkça itiraz ettiklerini, bu belgenin taraflar arasında düzenlenmiş ve imzalanmış bir belge olmadığını, ek protokoldeki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'e ait olmadığını, belgede bir çok çelişki bulunduğunu, dolayısıyla davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; davalının davacı aleyhine iki ayrı senede dayalı olarak icra takibi başlattığı, ispat külfetinin davacı borçluda olduğu, taraflar arasında 31/03/2014 tarihli ek protokol düzenlendiği, davacı tarafından alıcının verdiği bir kısım nakit ödemeler ve depozito ve ipotek bedeli düşüldükten sonra bakiye bir bedel belirlendiği, bakiye ve ödemeler düşüldükten sonra 122.000 TL bakiye kaldığı, sözleşmenin 5.maddesinde de alıcının davacı ve ... gelmiş geçmiş tüm ticari ilişki ve işlemlerinden ve alacaklarından dolayı ibraz ettiği, davalının protokoldeki imzayı inkar etmiş ise de, bu konuda İstanbul Anadolu 69.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/598 esas sayılı dosyasında imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun anlaşıldığı, protokolde unvan kısmında davalının unvanının A.Ş olarak belirtildiği, bu durumun maddi hata olarak değerlendirilmesi gerektiği, protokolün düzenlenmesinden 10 gün sonra olan 08/04/2014 tarihinde protokole konu taşınmazların davalı alacaklıya devredildiği, buna göre ek protokol başlıklı belge içeriğinin uygulanmış olması nedeniyle HMK'nın 202 maddesi gereğince delil başlangıcı niteliğinde olduğu, bu gerekçe ile dinlenen tanıkların taraflar arasındaki borç ilişkisinin tasfiye edilmiş olduğunu, davalının davacıdan bir alacağı kalmadığını beyan ett...