Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağın tahsili içn icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, taraflar arasında önceki tarihlere dayanan ticari ilişki bulunmakla birlikte bu ilişki uzun zaman önce sonlandığını, ticari ilişkinin sona erdiği zamanda ise müvekkille davacı arasında herhangi bir borç-alacak ilişkisinin bulunmadığını, davacıya olan borcun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/834 KARAR NO: 2022/509 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/05/2019 NUMARASI: 2018/250 Esas - 2019/510 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/04/2022 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağın tahsili içn icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, taraflar arasında önceki tarihlere dayanan ticari ilişki bulunmakla birlikte bu ilişki uzun zaman önce sonlandığını, ticari ilişkinin sona erdiği zamanda ise müvekkille davacı arasında herhangi bir borç-alacak ilişkisinin bulunmadığını, davacıya olan borcun ödendiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının davalıdan 12.982,22 TL alacaklı olduğu, uyuşmazlığın davalının, davacıya düzenlediği 29/02/2016 tarihli 9.421,97 TL ve 3.560,27 TL tutarlı iki adet faturadan kaynaklandığı, davalının, davacıya düzenlemiş olduğu cari hesap farkına neden olan fatura içeriğindeki ürünlerin ayıplı çıktığına yönelik icra dosyasında böyle bir itirazda bulunmadığı gibi cevap dilekçesinde de bu yönde bir savunma ileri sürmediği, buna yönelik tespitin bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde ortaya konulduğu, davalının bu aşamadan sonra artık ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin beyan ve savunmalarına itibar etmenin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin asıl olacak olan 12.982,22 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan dolayı asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline satmış olduğu ürünlerin ayıplı olduğunu, davacı tarafça müvekkil şirkete karşı satılmış olunan son kullanma tarihleri geçmiş ürünlerden dolayı müvekkil şirkete bünyesinde yemek hizmeti verilen üst iş veren idare tarafından ceza kesildiğini, dolayısıyla iş bu cezanın müvekkili şirket tarafından davacı firmaya yansıtıldığını, ayıp iddiasının incelenmediğini, davacı ta...