Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı ...'ne ait Gebze Organize Sanayi Bölgesi ... sok No:... da bulunan üretim ve yönetim binası yapım işi projesi kapsamında ince imalat işinin diğer davacı ... Ltd. Şti.'ne ihale edildiğini, ... Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında 27/03/2013 tarihli 7 adet asansör yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, 12/05/2015 tarihinde montajı yapılan L1, L2, L3 olarak adlandırılan asansörlerde sorun çıktığını, davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, servis hizmetine rağmen arızalarının giderilmediğini, asansörlerin gizli ayıplı olduğunu, 09/10/2015 tarihli ihtarname ile davalıya ayıp ihbarında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/619 KARAR NO: 2021/2225 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/12/2018 NUMARASI: 2016/29 Esas, 2018/1260 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 24/11/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı ...'ne ait Gebze Organize Sanayi Bölgesi ... sok No:... da bulunan üretim ve yönetim binası yapım işi projesi kapsamında ince imalat işinin diğer davacı ... Ltd. Şti.'ne ihale edildiğini, ... Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında 27/03/2013 tarihli 7 adet asansör yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, 12/05/2015 tarihinde montajı yapılan L1, L2, L3 olarak adlandırılan asansörlerde sorun çıktığını, davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, servis hizmetine rağmen arızalarının giderilmediğini, asansörlerin gizli ayıplı olduğunu, 09/10/2015 tarihli ihtarname ile davalıya ayıp ihbarında bulunduklarını, ağır kusurlu olan satıcının sorumluluktan kurtulamayacağını, TBK'nın 227. maddesi gereğince davacının seçimlik haklardan birini kullanabileceğini, sözleşmenin "Eser Sözleşmesi" olarak kabulü halinde dahi TBK 474 ve 475. maddeleri gereğince sözleşmeden dönme hakkının kullanılabileceğini, davacının bu asansörler nedeniyle davalıya KDV dahil 302.429,28 TL ödeme yaptığını, ayrıca 2 asansörün durak sayısının arttırılması için 97.187,16 TL ödendiğini belirterek, davalı tarafa ödenen 399.616,44 TL'nin 06/10/2015 temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, 6098 sayılı TBK'nın 229/2 maddesi gereğince uğranılan işletme-ticari faaliyet zararı için şimdilik 500,00 TL zararın dava tarihinden avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca asansörlerin muhafaza ve demonte giderlerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 27/03/2013 tarihli sözleşmenin davalı ile davacı ... Ltd. Şti. Arasında düzenlendiğini, sözleşmenin tarafı olmayan ...'nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından talepte bulunamayacağını, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, TBK 478. maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu 3 adet asansörün 30/12/2013 tarihinde teslim edildiğini, dava açma hakkının 30/12/2015 tarihinde zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, söz konusu eserler ayıplı olmayıp geçici kabul tutanağında bu durumun belirli olduğunu, TBK 475/3 maddesi uyarınca davacıların sözleşmeden dönemeyeceğini, asansörlerinin sökülüp kaldırılmasının aşırı zarar doğuracağını, dönme talebinin TBK 475/1 maddesine de aykırı olduğunu, ortada bir ayıbın bulunmadığını, sadece 3 asansörde arızalara yer verilmiş olmasının yeterli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ...