İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan ticari taşıma sözleşmesinde,davacı şirketin asli borcunu yerine getirdiğini ve bu kapsamda davalının istediği tarihlerde malları davalıya teslim ettiğini, ancak davacının taşıma sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken malların bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine İst. Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının ardiye bedeli, vinç hizmeti ve yurtiçi nakliye bedelini tahsilini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1660 Esas KARAR NO: 2020/261 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 26/04/2018 DOSYA NUMARASI: 2017/194 Esas 2018/414 Karar DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/02/2020 İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan ticari taşıma sözleşmesinde,davacı şirketin asli borcunu yerine getirdiğini ve bu kapsamda davalının istediği tarihlerde malları davalıya teslim ettiğini, ancak davacının taşıma sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken malların bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine İst. Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının ardiye bedeli, vinç hizmeti ve yurtiçi nakliye bedelini tahsilini istemiş ise de bunun dayanağının olmadığını, zira, müvekkil şirketin İsviçre menşeli, biri freze makinesi, diğeri taşlama makinesi olmak üzere iki adet makine satın aldığını, iki makinenin CIF kıymetinin ayrı ayrı 9.626,43 ve 12.451,17 olduğunu, söz konusu malların Erenköy Gümrük Müdürlüğüne geldikten sonra davalı şirket tarafından bu makinelerin ithal edilmesinden vazgeçildiğini ve malların gümrüğe terkedildiğini, Gümrük Kanununun 177. maddesi gereğince terk edilen malların tasfiye edilecek eşyalar kapsamına girdiğini, tasfiye neticesinde elde edilen satış bedelinin % 15'lik bölümünün "hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masrafların karşılığı olarak" hak sahiplerine dağıtılması gerektiğini, somut olayda malların müvekkilince gümrüğe terkedildikten sonra mallar hakkında Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi düzenlendiğini, 29.06.2015 tarihi itibariyle tasfiyelik hale geldiğinin anlaşıldığını, bu nedenle davacının talep ettiği alacak kalemleriyle ilgili bir sorumluluğunun kalmadığını, zira bu malların artık müvekkilinin değil, gümrüğün malları olduğunu savunarak davanın reddini ve % 20 kötü niyet tazminatına mahkumiyetini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi 26/04/2018 tarih 2017/194 Esas - 2018/414 Karar sayılı kararında; "...Hukuki değerlendirme ve sonuç: Yukarıda açıklanan ve değerlendirilen bilirkişi raporuna göre; davacının, takip tarihi itibariyle davalı şirketten ardiye alacağı konusunda haklı olduğu, ancak eşyaların antrepoda kalma süresi hakkında, ifası davacı antrepo işleticisi sorumluluğunda olan, Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2010/41 sayılı genelge usullerinin davacı tarafından işletilmediği, bu sonuca bağlı, Tasfiye sürecinin zamanında başlatılmaması ile eşyaların uzun süre ant...