Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/737 · K. 2020/28
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2018/737 K. 2020/28

E. 2018/737K. 2020/2816 Ocak 2020
idari para cezasıihtirazi kayıtbilirkişi raporusözleşme serbestisitazminatzarar tazminiistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA: Tazminat (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2020 Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin büyük meblağdaki birikimini özel bir güven duygusuyla davalı bankaya emanet ettiğini, ancak davalı bankanın bu güveni kötüye kullandığını ve müvekkilinin ciddi bir zarara uğramasına neden olduğunu, dosyaya sunulan işlem dekontlarından da anlaşılacağı üzere davalı bankanın müvekkiline risk faktörü çok yüksek olan yatırım enstrümanlarını, müvekkilini bu ürünlerin özellikleri ve muhtemel risk faktörleri hakkında yanlış yönlendirerek pazarladığını ve bir anlamda ürünleri satın almaya zorladığını, Bireysel Müşteriler için Müşteri Tanıma Formlarının müvekkiline doldurtulmadığını ve sadece usulen imza alındığını, ayrıca...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/737 KARAR NO: 2020/28 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/11/2017 NUMARASI: 2013/143 Esas-2017/826 Karar DAVA: Tazminat (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2020 Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin büyük meblağdaki birikimini özel bir güven duygusuyla davalı bankaya emanet ettiğini, ancak davalı bankanın bu güveni kötüye kullandığını ve müvekkilinin ciddi bir zarara uğramasına neden olduğunu, dosyaya sunulan işlem dekontlarından da anlaşılacağı üzere davalı bankanın müvekkiline risk faktörü çok yüksek olan yatırım enstrümanlarını, müvekkilini bu ürünlerin özellikleri ve muhtemel risk faktörleri hakkında yanlış yönlendirerek pazarladığını ve bir anlamda ürünleri satın almaya zorladığını, Bireysel Müşteriler için Müşteri Tanıma Formlarının müvekkiline doldurtulmadığını ve sadece usulen imza alındığını, ayrıca davalı bankanın basiretli tacir gibi davranma ilkesi, SPK mevzuatı ve vekaleten iş görme hükümlerine açıkça aykırı hareket ederek, müvekkilinin talep ettiği bilgilerde saydamlık sağlamadığını ve bu suretle uğranılan zarar meblağının müvekkilinden gizlenmeye çalışıldığını, banka tarafından gönderilen evraklar üzerinde yapılan inceleme sonucu müvekkilinin kendi talimatı olmaksızın banka tarafından hesabında yapılmış pek çok işlem olduğunu farkettiğini, bunun üzerine bankadan talimatların ıslak imzalı asıllarının istenildiğini, ancak olumlu bir cevap alınamadığını, davalı bankanın müvekkilinden habersiz yaptığı sayısız oynamayı gizleyebilmek için işlemler yapıldıktan sonra müvekkilinin imzalaması için onayına sunma yoluna başvurduğunun düşünüldüğünü, yine bankacılık menfaatlerinin müşteri menfaatlerine üstün tutulduğu matbu bankacılık sözleşmelerinde yer alan ve müvekkili aleyhine haksız şart ile sorumsuzluk kayıtları içeren hükümler hukuka ve hakkaniyete aykırı olup kabul edilemez nitelikte olduğunu ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın belirlenmesini ve belirlenen alacağın 11.04.2012 tarihli ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi veya en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 22.11.2012 tarihli dilekçesinde, zararın Eylül 2010 tarihinden itibaren yapılan opsiyon işlemlerine ilişkin olduğunu, taraflarınca belirlenebildiği ölçüde davacı zararının 175.000-TL olduğunu, ancak belirsiz alacak niteliğinde olması nedeniyle bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini bildirmiştir. CEVAP: Davalı vekili, tüm işlemlerin davacının talimatına istinaden ve bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, davacıya düzenli olarak ekstreler gönderildiğini ve davacının bu ekstrelere itirazının olmadığını, davacının dava konusu ettiği işlemler...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 353

Duruşma yapılmadan verilecek kararlar48

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2018/737 · K. 2020/28

16 Ocak 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2018/737 · K. 2021/39

15 Ocak 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/387 · K. 2021/737

14 Haziran 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2017/2724 · K. 2020/737

12 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2017/2724 · K. 2020/737

12 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/387 · K. 2021/737

14 Haziran 2021