Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 25.03.2015 tarihinde satın aldığı malzemelere karşılık 30.09.2015 tarihli bir çek keşide ederek verdiğini, düzenlenen irsaliyeli faturada fiili sevk tarihinin 25.03.2015 olarak belirtildiğini, taraflar arasındaki şifahi anlaşmaya göre de malların satın alındığı tarihte gönderileceğini, ancak davalının malzemeleri göndermediğini ve bedelsiz kalan çeki iade etmediğini, ayrıca davalı lehine 29.03.2015 tarihli bir çek keşide edildiğini, ancak daha sonra yapılan yazılı anlaşma gereği bu çekin yerine 29.04.2015 tarihli bir çek verildiğini, ancak 29.03.2015 tarihli çekin iade edilmediğini, daha sonra bu çekin keşide tarihinde tahrifat yapılmış olabileceğinin öğrenildiğini ileri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1209 KARAR NO : 2019/902 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2017 NUMARASI : 2015/936 E.- 2017/965 K. DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/06/2019 Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 25.03.2015 tarihinde satın aldığı malzemelere karşılık 30.09.2015 tarihli bir çek keşide ederek verdiğini, düzenlenen irsaliyeli faturada fiili sevk tarihinin 25.03.2015 olarak belirtildiğini, taraflar arasındaki şifahi anlaşmaya göre de malların satın alındığı tarihte gönderileceğini, ancak davalının malzemeleri göndermediğini ve bedelsiz kalan çeki iade etmediğini, ayrıca davalı lehine 29.03.2015 tarihli bir çek keşide edildiğini, ancak daha sonra yapılan yazılı anlaşma gereği bu çekin yerine 29.04.2015 tarihli bir çek verildiğini, ancak 29.03.2015 tarihli çekin iade edilmediğini, daha sonra bu çekin keşide tarihinde tahrifat yapılmış olabileceğinin öğrenildiğini ileri sürerek müvekkilinin her iki çek nedeniyle de davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili yasal sürede davaya cevap vermemiş, yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde, dava konusu 30.09.2015 tarihli 38.180-TL bedelli çekin, taraflar arasında mutabık kalınan 24.03.2015 tarihli belgede yazılı ürünlerin bedeli 34.054,80-TL ve geçmişten kalan alacak 4.130-TL toplamı olarak müvekkiline verildiğini ve 25.03.2015 tarihli 34.054,80-TL bedelli irsaliyeli faturaya konu ürünlerin davacıya teslim edildiğini, dava konusu 29.03.2015 tarihli 14.000-TL bedelli çekin ise müvekkili uhdesinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 29/04/2015 keşide tarihli çek suretinde 29/03/2015 tarihli çekin iade edileceği hususunun davalı şirket temsilcisinin imzalı beyanıyla belirtildiği, davalı bu çekin kendilerinde olmadığını ileri sürmüş olsa da, icra dosyası incelendiğinde aynı numaraya sahip çekin keşide tarihinin 29/09/2015 olarak değiştirildiğinin görüldüğü, davalının bu tutara tekabül eden mal teslimini gerçekleştirdiğini ispatlaması gerektiği, öte yandan 38.180-TL bedelli çeke ilişkin olarak davacı 34.054,80 TL bedelli faturayı kayıtlarına almış olup bu hususun mal teslimine karine teşkil edeceği, ancak davalının 4.130-TL tutarında malın teslim edildiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 38.180 TL bedelli, 30/09/2015 keşide tarihli, ... numaralı çek yönünden davacının davalıya 4.130 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair menfi tespit isteminin reddine, 14.000 TL bedelli, 29/03/2015 keşide tarihli, ... numaralı çek yönünden da...