Taraflar arasındaki şirket ortaklığından ayrılma davasında talep edilen ihtiyati tedbirin reddine yönelik olarak verilen ara kararına karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması uterine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket bünyesinde A grubu pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olarak yaklaşık 20 yıldır görev yaptığını, davalı şirket yetkilileri tarafından yapılan 01.09.2020 tarihli bildirim ile müvekkili ve onun aile bireyleri hakkında haksız itham ve suçlamalarda bulunulduğunu, bu nedenle ortaklar nezdinde güven ilişkisinin zedelendiğini, bu ortaklık ilişkisinin devamının müvekkilinden beklenmeyecek hale geldiğini, davalı şirketin, 2016 yılında ...ile birleşmiş olup; bu birleşmeden KDV ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/522 KARAR NO : 2021/501 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/01/2021 NUMARASI: 2020/883 Esas DAVA : Şirket Ortaklığından Ayrılma İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/04/2021 Taraflar arasındaki şirket ortaklığından ayrılma davasında talep edilen ihtiyati tedbirin reddine yönelik olarak verilen ara kararına karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması uterine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket bünyesinde A grubu pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olarak yaklaşık 20 yıldır görev yaptığını, davalı şirket yetkilileri tarafından yapılan 01.09.2020 tarihli bildirim ile müvekkili ve onun aile bireyleri hakkında haksız itham ve suçlamalarda bulunulduğunu, bu nedenle ortaklar nezdinde güven ilişkisinin zedelendiğini, bu ortaklık ilişkisinin devamının müvekkilinden beklenmeyecek hale geldiğini, davalı şirketin, 2016 yılında ...ile birleşmiş olup; bu birleşmeden KDV ve Kurumlar vergisi yönünden vergi avantajları doğduğunu, bu vergi avantajları sebebiyle şirketin karlılığının arttığını, buna mukabil müvekkilinin %10 hissesi küçüldüğünü, vergi avantajı ile artan karlılıktan müvekkilinin pay alamadığınu, hem de küçülen hisse nedeniyle doğan zarar nedeniyle de müvekkiline bir tazminat ödemesinin yapılmadığını, birleşme görüşmeleri sırasında müvekkiline %7,5 pay verileceği akdedilmiş olmasına rağmen işbu akit hakim ortaklar tarafından dikkate alınmamış ve müvekkiline salt %2,5 pay verildiğini, hak etmiş kar payı alacağının ve esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığından haklı sebeple çıkmasına, şimdilik 500-TL ayrılma akçesinin davalıdan tahsiline ve yine şimdilik 500-TL kar payı alacağının; vergi avantajları ile davalı şirket üzerinde oluşan karlılığın; ayrıca müvekkilimizin küçülen hisse nedeniyle doğan zararının dikkate alınarak ticari temerrüt faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezi Gebzede olup, davanın yetkisiz yerde açıldığını, HMK 14/2. maddesinde düzenlenen yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğunu, davacının müvekkili şirketi, eşi ve eşinin yakın akrabaları adına kurulan farklı şirketler vasıtasıyla organize bir düzen içerisinde yıllarca süregelen bir şekilde ve çok büyük miktarlarda zarara uğrattığının tespit edildiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/751 E. sayılı dosyasından davacı aleyhine ikame edilmiş olan tazminat davasının neticesinin, bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, limited şirketleirne özgü olan çıkmanın anonim şirketler hakkında uygulan...