İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.nin yürüttüğü inşaat projesinden bir ev alma düşüncesi ile şirket ile anlaştığını, taraflar arasında 12.12.2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre evin satış bedelinin 125.000,00.-TL olduğunu, 80.000,00.-TL'sinin peşin, kalan 45.000,00.-TL'sinin ise ayda 1.000,00.-TL olmak üzere 11 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, 80.000,00.-TL'nin şirket temsilcisine elden nakit olarak ödendiğini, kalan ödemeler için senetler düzenlenip şirkete verildiğini, bu senet bedellerinin ciro edilen üçüncü kişilere mecburen ödendiğini, davacının yargıç olması sebebiyle senetlerin protesto edilmesi ve icra takibine maruz kalmayı göze...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1549 Esas KARAR NO: 2021/222 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/04/2017 NUMARASI: 2014/1061 Esas 2017/394 Karar DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat. KARAR TARİHİ: 18/02/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.nin yürüttüğü inşaat projesinden bir ev alma düşüncesi ile şirket ile anlaştığını, taraflar arasında 12.12.2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre evin satış bedelinin 125.000,00.-TL olduğunu, 80.000,00.-TL'sinin peşin, kalan 45.000,00.-TL'sinin ise ayda 1.000,00.-TL olmak üzere 11 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, 80.000,00.-TL'nin şirket temsilcisine elden nakit olarak ödendiğini, kalan ödemeler için senetler düzenlenip şirkete verildiğini, bu senet bedellerinin ciro edilen üçüncü kişilere mecburen ödendiğini, davacının yargıç olması sebebiyle senetlerin protesto edilmesi ve icra takibine maruz kalmayı göze alamadığını, davalıların ... A.Ş.nin kurucu ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, şirketin yaklaşık 400 kişiye bu şekilde maket üzerinden satışlar yaptığını, ancak şirketin inşaatın temelini bile atmadığını, toplanan paralarla ortadan kaybolduğunu, TTK 553 madde gereğince kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem de pay sahiplerine ve hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduklarını, şirket sermayesinin 10.000.000,00.-TL olduğunu, davalıların taahhüt ettikleri bakiye sermayeyi şirkete koymadıklarını, şirketin halen borca batık olduğunu, icra takibi ve davalara muhatap olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin sermaye takip sorumluluğunu ihlal ettiklerini, şirketin kötü gidişine engel olmak bakımından herhangi bir tedbir almadıklarını, emsal Yargıtay kararlarına göre kural olarak yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamaz iseler de TTK 336 maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsilen sorumlu olacaklarını, yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun yönetim kurulu üyeleri için kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörüp yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesinin kabul edildiğini, yönetim kurulu üyeliğine seçilen davalıların görev süresinin 08.02.2014 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle şirketin yönetimsiz kaldığını, bu durumun giderilmesi bakımından herhangi bir girişimde bu...