Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin desteği olan ..., 02/08/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini belirterek desteğin eşi olan müvekkili ... için kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birilikte destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, destekten yoksun kalma şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek davacı için hesaplanan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/1511 KARAR NO: 2021/510 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2017 NUMARASI: 2015/1026 (E) 2017/1364 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 07/04/2021 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin desteği olan ..., 02/08/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini belirterek desteğin eşi olan müvekkili ... için kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birilikte destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, destekten yoksun kalma şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek davacı için hesaplanan 199.966,23 TL tazminattan taraflar arasında resmi evlilik olmaması nedeniyle maktuen 19.966,23 TL (0.0998480 oranında) hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile 180.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 21/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kalan 19.966,23 TL'lik istemin ise reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme karar gerekçesinde belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen kararlardan sonra 01/11/2017 tarihli Genel Kurul kararına göre desteğin gerçekleşen kazada tam kusurlu olması nedeniyle rizikonun teminat kapsamından olmadığını, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, desteğin kusurunun mirasçılarına yansıtılması gerektiğini, diğer yandan kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunda anne babaya pay ayrılarak garameten paylaştırma yapılmış ise de çocuklar için destek payı ayrılarak hesaplama yapılmadığını, bu şekilde yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, yine resmi evlilik bağı ve mirasçılık ilişkisi bulunmadığından ötürü yapılan hakkaniyet indiriminin az olduğunu ve ayrıca müteveffanın %100 kendi kusuruyla meydana getirdiği trafik kazasından BK 44. Maddesi uyarınca tazminata hükmedilmemesi veyahut en azından %50 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nın 356. maddesine göre yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanamayacak nitelikte ise incelemenin duruşmalı yapılacağı öngörülmüştür. Bu çerçevede, davalı vekilinin istinaf itirazlarının değerlendirilebilmesi için duruşma açılmasına karar verilmiştir.Taraflar arasında rizikonun trafik sigortasının yürürlük süresi içerisinde gerçekleştiği konusunda ve kaza nedeniyle ...