Davacı vekili 21/06/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirkette %50 paya sahip olduğunu, diğer %50 payın ise davalının kardeşi ...'a ait olduğunu, şirket ortaklar kulunun 23/01/2014 tarih 2004/1 sayılı sayılı kararı ile şirketin temsil ve ilzamının ne şekilde olacağının karara bağlandığını, davalının, ortaklar kurulu kararına aykırı bir kısım sahte işlemler yaptığını (davalının şirket müdürlüğü görevini kötüye kullandığını, şirkete ait mal ve hakları şirketten ve ortaktan gizlediğini bu şekilde güveni kötüye kullandığını, söz konusu suistimalleri sırasında sahte imza kullandığını bu hareketlerin suç teşkil ettiğini, ) müdürlük görevi yetkisinin devamı halinde bu davranışlarını devam ettireceği ve bu şekilde şirkete ve ortağına telafisi güç zararlar vereceğini belirtilen tüm bu sebeplerle davalının şirketi zarara uğratacak faaliyetlerde bulunduğunu iddia ederek,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2017/929 KARAR NO : 2018/277 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/06/2017 DOSYA NUMARASI : 2016/629 Esas - 2017/528 Karar KARAR TARİHİ : 04/04/2018 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili 21/06/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirkette %50 paya sahip olduğunu, diğer %50 payın ise davalının kardeşi ...'a ait olduğunu, şirket ortaklar kulunun 23/01/2014 tarih 2004/1 sayılı sayılı kararı ile şirketin temsil ve ilzamının ne şekilde olacağının karara bağlandığını, davalının, ortaklar kurulu kararına aykırı bir kısım sahte işlemler yaptığını (davalının şirket müdürlüğü görevini kötüye kullandığını, şirkete ait mal ve hakları şirketten ve ortaktan gizlediğini bu şekilde güveni kötüye kullandığını, söz konusu suistimalleri sırasında sahte imza kullandığını bu hareketlerin suç teşkil ettiğini, ) müdürlük görevi yetkisinin devamı halinde bu davranışlarını devam ettireceği ve bu şekilde şirkete ve ortağına telafisi güç zararlar vereceğini belirtilen tüm bu sebeplerle davalının şirketi zarara uğratacak faaliyetlerde bulunduğunu iddia ederek, davacı şirketin varlığını sürdürebilmesi ve kendisine duyulan güveni koruyabilmesi için, davalının ortaya koyduğu usulsüzlüklere son verilmesi gerektiği bu nedenle yasal düzenlemeye, şirket ana sözleşmesine, ortaklar kurulu kararına aykırı davranışları alışkanlık haline getiren ve kendisine yapılan yazılı uyarıya rağmen, bu davranışları sürdürmeye devam eden davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının şirket müdürlüğünün ve yetkilerinin tedbiren kaldırılmasına kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 06/09/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; TTK'nın 616/1-h maddesi gereğince bir ortak hakkında şirketten çıkarılma davası açılabilmesi için genel kurulda karar alınması gerektiğini ancak böyle bir kararın alınmadığını bunun dava şartı olduğunu öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; davacı şirketin diğer ortağı olan ...tun işlem yapmaktan kaçınması, çek kullanımını engellemesi ve benzeri davranışları sebebiyle, şirketin çalışamaz hale gelmesi üzerine davacı ....,'nin 3. Boğaz Köprüsü projesinde aldığı işi yapamaz hale geldiğini ve ..(... Adi Ortaklığı açısından fesih şartlarının oluştuğunu ancak, Müvekkil ...'in gayretleriyle bugüne kadar en iyi şekilde ifası karşısında, feshe başvurmak yerine, tamamen müvekkili hatrına, davacı şirket lehine bir kararla tasfiye sürecini başlatarak davacı şirketin yüklü miktarda ceza tutarını ödemekten kurtulduğunu, yani tasfiye sürecinin davacı şirketin menfaatine uygun olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tamamının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, bir aile şirketi olan ...Şti'nin bugünlere ulaşması milyonlarla ifade edilen çok ciddi malvarlığı olan bir şirket haline gelmesin...