Taraflar arasında görülen şirketin feshi ve kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacılar vekili tarafından talep edilen ihtiyati tedbirin reddine dair verilen ara kararının davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Tedbir talep eden davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin paydaşı olduklarını, şirketin 11 yıldan bu yana kar dağıtmadığını, şirket yönetiminin, şirketten ayrılmak isteyen ortaklara, şirketin gerçek değerine göre değil de, defter değerine göre hesaplanan miktarı teklif ettiğini, davalı şirket malvarlığında kötü niyetli tasarruflar nedeni ile ortaya çıkabilecek muhtemel zararların saptanabilmesi için dava tarihi tarihi itibarı ile şirketin gerçek değerinin tespiti gerektiği gibi, şirketin değer düşüşüne...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/219 KARAR NO: 2022/245 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24.12.2021 tarihli ara karar NUMARASI:2021/803 DAVANIN KONUSU: Şirketin feshi- kayyım atanması Taraflar arasında görülen şirketin feshi ve kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacılar vekili tarafından talep edilen ihtiyati tedbirin reddine dair verilen ara kararının davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Tedbir talep eden davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin paydaşı olduklarını, şirketin 11 yıldan bu yana kar dağıtmadığını, şirket yönetiminin, şirketten ayrılmak isteyen ortaklara, şirketin gerçek değerine göre değil de, defter değerine göre hesaplanan miktarı teklif ettiğini, davalı şirket malvarlığında kötü niyetli tasarruflar nedeni ile ortaya çıkabilecek muhtemel zararların saptanabilmesi için dava tarihi tarihi itibarı ile şirketin gerçek değerinin tespiti gerektiği gibi, şirketin değer düşüşüne engel olunması amacı ile şirkete kayyum atanması gerektiğini ileri sürerek, davalı şirketin feshine, feshin uygun bulmaması halinde, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek davacıların şirketten çıkarılmalarına, şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, tedbir talebini değerlendirdiği 24.12.2021 tarihli ara kararında; " ...İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış,ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, 'uyuşmazlık konusu hakkında' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez /Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877). Somut durumda talep dilekçesi incelendiğinde; kayyım atanmasına yönelik tedbir talebinin yaklaşık ispat...