DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/03/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında alım satım ilişkisi bulunduğunu, 17/02/2014 tarihli anlaşma formu kapsamında davalı tarafa muhtelif barkod ve etiket satışı yapıldığını, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların iddialarının mesnetsiz olduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin iade hakkı bulunduğunu, ancak davacının iade alması gereken ürünleri iade almadığını, iade konusunda çekilen...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4471 Esas KARAR NO: 2020/736 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/05/2017 NUMARASI: 2016/735 2017/409 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/03/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında alım satım ilişkisi bulunduğunu, 17/02/2014 tarihli anlaşma formu kapsamında davalı tarafa muhtelif barkod ve etiket satışı yapıldığını, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların iddialarının mesnetsiz olduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin iade hakkı bulunduğunu, ancak davacının iade alması gereken ürünleri iade almadığını, iade konusunda çekilen ihtarnamenin hem davacı şirkete hem de vekiline tebliğ edildiğini, davacının iadeye yanaşmadığı gibi takip başlattığını, sözleşme uyarınca davacının her türlü bozuk ürün ve ambalaj, etiket hatası, son kullanma tarihi geçen veya satılmayan ürünü iade almayı kabul ve taahhüt ettiğini, iadeye yanaşmayan davacının alacak talep etmesinin doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın iadeye tabi ürünün bulunup bulunmadığı, alacağın bu şarta bağlı kılınıp kılınmadığı noktasında toplandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesinde her türlü bozuk ürün ve ambalaj, etiket hatası, son kullanma tarihi geçen veya satılmayan ürünlerin satıcı tarafından iade alınacağı, bu iadelerin alıcının düzenleyeceği iade faturasıyla yapılacağı hükmünün bulunduğu, davacının 11/07/2014 tarihli ihtarnamesi ile borcun ödenmesini istediği, davalının ise 22/07/2014 tarihli ihtarnamesi ile iade alınması gereken ürünler olduğunu belirttiği, yine 25/07/2014 tarihinde de davalı hesabından etiketlerin iade alınmasının talep edildiği, davalının önceki faturalara ve teslime itirazının bulunmadığı, iadenin faturayla yapılacağının hükme bağlandığı, kaldı ki taraflar arasındaki mail trafiğinde de davalının fazla stoklarının bulunduğu, bu stoklara çözüm bulamadıkları takdirde ödemeleri parça parça yapacaklarının bildirildiği, davalının iadeye ilişkin fatura düzenlemeyerek basiretli tacir gibi davranmadığı, böylelikle sözleşmenin 8.maddesine aykırı davrandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; taraflar arasındaki sözleşmede iadeye ilişkin hüküm bulunmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin 8.maddesi gereğince satılmayan ü...