DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/03/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında uzun süredir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkinin müvekkilinin davalıya borçlanması sonucu bozulduğunu, akabinde davalının iki farklı icra dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin ödeme güçlüğü yaşadığından sulh olma yolunu denediğini, ancak davalının bu işe yanaşmadığını ve müvekkilini iş yapamaz hale getirdiğini, borcu yapılandıramadıklarını, davalının iyiniyetli olmadığını, ayrıca davalının müvekkilini pazarda kötülediklerini belirterek müvekkilinin ticari itibarının davalı tarafından sarsılması sonucu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4487 Esas KARAR NO : 2020/731 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/06/2017 NUMARASI : 2015/817 2017/548 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/03/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında uzun süredir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkinin müvekkilinin davalıya borçlanması sonucu bozulduğunu, akabinde davalının iki farklı icra dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin ödeme güçlüğü yaşadığından sulh olma yolunu denediğini, ancak davalının bu işe yanaşmadığını ve müvekkilini iş yapamaz hale getirdiğini, borcu yapılandıramadıklarını, davalının iyiniyetli olmadığını, ayrıca davalının müvekkilini pazarda kötülediklerini belirterek müvekkilinin ticari itibarının davalı tarafından sarsılması sonucu zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi manevi zararın tespitini ve şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili, davacının istediği 1.000,00 TL'nin ne kadarının maddi, ne kadarının manevi olduğunun belli olmadığını, davacının müvekkiline borçlu olup borcunu halen ödemediğini, davacının teklifinin müvekkili şirket yetkilileri tarafından kabul edilmemesi üzerine sulh görüşmelerinin sona erdiğini, bu durumda müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, tanık dinletilmesini kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davacı vekili, 24/11/2015 tarihli dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL de manevi tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalının, davacıdan muaccel alacağı bulunduğu, bu alacak nedeniyle davalının hukuki yollara başvurmasının hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğu, bu nedenle davacının zor duruma düşmesinden davalının doğrudan doğruya sorumlu tutulamayacağı, davacının manevi zararının dosya kapsamında ispatlanamadığı gerekçeleriyle maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; müvekkili tarafından davalıya verilen 360.000,00 TL'lik çekin davalının kusuru nedeniyle ödenmediğini, taraflar arasında büyük hacimli alış veriş bulunduğunu, davalı tarafından müvekkilinin isteği üzerine mal üretildiğini, bu malların sipariş veren Almanya'daki firmalara gönderildiğini, alıcı firmaların mallarda hatalar tespit ettiklerini ve malların kabul edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin reklamasyona maruz kaldığını ve müvekkiline ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin de davalıya ödeme yapamadığını, davalının hatalı mal y...