DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/03/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ortak olduğu şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının yetkilisi olduğu şirket adına bono düzenleyerek davalıya verdiğini, bonolarda davacının adının geçmediğini, bu nedenle alacağın şirketten tahsil edilmesi gerektiğini, oysa davalının müvekkili hakkında haciz işlemleri başlattığını, tasarrufun iptali davası açtığını ileri sürerek İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2015/5561 esas sayılı takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini istemiştir....
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4385 Esas KARAR NO : 2020/743 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/09/2016 NUMARASI : 2016/57 E. - 2016/538 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/03/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ortak olduğu şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının yetkilisi olduğu şirket adına bono düzenleyerek davalıya verdiğini, bonolarda davacının adının geçmediğini, bu nedenle alacağın şirketten tahsil edilmesi gerektiğini, oysa davalının müvekkili hakkında haciz işlemleri başlattığını, tasarrufun iptali davası açtığını ileri sürerek İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2015/5561 esas sayılı takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini istemiştir. Davacının takip konusu senette kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, buna göre takip başlatıldığını, takip gereğince tahsilat yapılmadığını, davacının çok sayıdaki taşınmazını devretmek için işlemler yaptığını, bu konuda dava açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.09.2016 tarihli 2016/57 E. - 2016/538 K.sayılı kararıyla; "TTK'nun 776/1-g maddesi gereğince, bononun kambiyo vasfını taşıması için "senedi tanzim edenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir. TTK'nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678. maddesi gereğince şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli değildir.Senedin keşideci bölümünde şirket temsilcisinin elinden çıkmış iki imzanın bulunması halinde, imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirketi, açığa atılan diğer imzanın ise imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulü zorunlu olduğu (HGK'nun 05/10/2011 tarih ve 2011/12-480 sayılı kararı)" gerekçesiyle , davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bonolarda borçlu olarak müvekkilinin şirketinin yazılı olduğunu, müvekkilinin isminin hiçbir bonoda geçmediğini, müvekkilinin şirketinin Limited Şirket olduğunu, ortakların şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin bono üzerine atmış olduğu iki...