Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında Alım Satıma Aracılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, aracı kurumu olan davalının bu sözleşme gereğinin yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin yüzbinlerce lira zarara girmesine yol açtığını, bu nedenle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davalının müvekkilinin verdiği alım satım emirlerine uymadığını veya geç işlem yaptığını belirterek, bu sebeple oluşan zararın tespit edilerek davalıdan faizi ile birlikte tahsili amacı ile huzurdaki davanın 50.000,00 TL tespit...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/702 KARAR NO: 2021/337 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/10/2018 NUMARASI: 2016/949 Esas - 2018/993 Karar DAVA: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında Alım Satıma Aracılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, aracı kurumu olan davalının bu sözleşme gereğinin yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin yüzbinlerce lira zarara girmesine yol açtığını, bu nedenle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davalının müvekkilinin verdiği alım satım emirlerine uymadığını veya geç işlem yaptığını belirterek, bu sebeple oluşan zararın tespit edilerek davalıdan faizi ile birlikte tahsili amacı ile huzurdaki davanın 50.000,00 TL tespit sonrası arttırılmak üzere açıldığını, miktarın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak ihtarname tebliğ tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili savunmasında özetle: davacının, davalı kurumun 24/07/2012 tarihinden itibaren müşterisi olduğunu, bu ilişki neticesinde davacıya verilen aracılık hizmeti ile davacının yurt içi ve yurt dışı piyasalarda işlem gerçekleştirdiğini, davacının bu alım satımlarda meydana gelebilecek riskleri çok iyi bildiğini, müvekkili şirketin davacının belirttiği zararların oluşumunda bir kusurunun bulunmadığını, davacının yapılan işlemlere itiraz etmediğini, işlemler yapmaya devam ettiğini, sonradan dava açtığını, açılan davanın da belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın usulden ve esas yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince, istinafa konu 30/10/2018 tarihli, 2016/949 Esas - 2018/993 Karar sayılı ilamla: "...Netice olarak bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, taraflar arasında aracılık sözleşmesinin olduğu, bu sözleşme kapsamında davacının pay senetleri alım satımı yaptığı, davacının talep hesaplamasını matematiksel olarak hatalı yaptığı, talep hesabının 22.06.2015 tarihli işlem talebi için 531.850 adet *(1,02 -0,192)=440.371 euro, 03.11.2015 tarihli işlem talebi için 531.850 adet *( 0,80-0,192) = 323,364 euro olarak yapılması gerektiği, Davacının iddia ettiği üzere 22.06.2015 tarihinde tüm hisseleri(531.850 adeti için 1.02 euro fiyatlı satıs emri verdiğine ilişkin hiçbir delil olmadığı,, davalının 11:02 'de İşlemlerin kapalı olduğu bilgis...