Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkilinin davalı şirketin %25 sermayesine tekabül eden nama yazılı hisselerin sahibi olduğu, 31/01/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına yapılan çağrıda iadeli taahhütlü mektupla bildirim yapılması gerekirken taahhütlü mektupla çağrı yapıldığı gibi tebligatın da toplantı günü ulaştığını ancak davacı tarafından teslim alınmaması nedeniyle gününden sonra toplantıdan haberdar olduğunu belirterek çağrı usulsüzlüğü nedeniyle davalı şirketin 31/01/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesiyle, şirketin 31/01/2017 tarihli olağanüstü genel...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/258 KARAR NO: 2021/305 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/10/2018 NUMARASI: 2017/403 Esas - 2018/1002 Karar DAVA: Genel Kurul Kararının İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/03/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkilinin davalı şirketin %25 sermayesine tekabül eden nama yazılı hisselerin sahibi olduğu, 31/01/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına yapılan çağrıda iadeli taahhütlü mektupla bildirim yapılması gerekirken taahhütlü mektupla çağrı yapıldığı gibi tebligatın da toplantı günü ulaştığını ancak davacı tarafından teslim alınmaması nedeniyle gününden sonra toplantıdan haberdar olduğunu belirterek çağrı usulsüzlüğü nedeniyle davalı şirketin 31/01/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesiyle, şirketin 31/01/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına yapılan çağrının yasaya uygun olduğu gibi çağrı usulsüzlüğünün genel kurulda alınan kararların iptali için yeterli olmadığı, bu durumun kararın alınmasına etki olduğunun pay sahibi davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, alınan kararların şirketin zararına olduğunun da ileri sürülmemiş olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, genel kurul toplantısına yapılan çağrıda ticaret sicil gazetesinde usulüne uygun ilan yapılmışsa da, pay sahibi olan davacıya taahhütlü mektupla yapılan çağrının toplantı günü ulaşması nedeniyle TTK 414. maddesine aykırılığın bulunduğu, bu nedenle şirkette % 25 pay sahibi olan davacının iptal davası açma hakkının olduğu ancak davacı tarafından kararların iptali değil, toplantının iptali istendiği gibi çağrı usulsüzlüğü dışında dayanılan bir iptal nedeninin de olmadığı, alınan kararların niteliğine göre ana sözleşme ve yasada öngörülen toplantı ve karar nisabına uyulduğu, davacının pay oranına ve alınan kararlara göre toplantıya katılmasının etkili olmadığı gibi kararların kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına da aykırı olmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.Bu karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesiyle; TTK 414. maddesi hükmüne aykırı olarak yapılan çağrı nedeniyle dava konusu genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğu, anılan maddeye göre, hem ticaret sicilde ilan yapılması hem de iadeli taahhütlü mektupla pay sahiplerine toplantı gününün tebliği gerektiği, bu koşullara uyulmadan yapılan genel kurulun geçerli olmadığı, Mahkemenin, davacının pay oranına ve kararların niteliğine göre kararların alınmas...