İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine iki ayrı senede dayalı olarak takip başlattığını, takipe konu senetlerde borçlu gösterilen müvekkili şirkete ait şirket unvanı, şirket kaşesi, senetler üstünde şirket yetkilisi ... ait imza bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin borçlu olmadığını, ...'ın ... adını kullanarak şahsi senetler düzenlediğini, ... adının kullanılmasının müvekkilini borçlu kılmayacağını ayrıca şirketi bağlaması için şirket unvanın tam yazılması üzerine kaşe basılması gerektiğini, senetlerin düzenleme tarihlerinin 22/06/2011 ve 28/06/2011 olup üzerinde yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra takibe konulduğunu, ...'ın müvekkili şirketle...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4203 Esas KARAR NO : 2020/606 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/12/2016 NUMARASI : 2015/7 2016/1009 DAVANIN KONUSU: Borçtan Kurtulma Davası KARAR TARİHİ: 06/03/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine iki ayrı senede dayalı olarak takip başlattığını, takipe konu senetlerde borçlu gösterilen müvekkili şirkete ait şirket unvanı, şirket kaşesi, senetler üstünde şirket yetkilisi ... ait imza bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin borçlu olmadığını, ...'ın ... adını kullanarak şahsi senetler düzenlediğini, ... adının kullanılmasının müvekkilini borçlu kılmayacağını ayrıca şirketi bağlaması için şirket unvanın tam yazılması üzerine kaşe basılması gerektiğini, senetlerin düzenleme tarihlerinin 22/06/2011 ve 28/06/2011 olup üzerinde yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra takibe konulduğunu, ...'ın müvekkili şirketle bir alakası bulunmadığını belirterek müvekkilinin senetler ve takiplerle ilgili olarak davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının iddialarının asılsız olduğunu, ...'ın senetlerin tanzim tarihinde şirket ortağı ve şirketi tek başına münferit imza ile temsile yetkili olduğunu, dava dilekçesinde imzanın adı geçene ait olduğunun ikrar edildiğini, dolayısıyla senetlerin davacıyı bağladığını, her ne kadar senette davacının unvanı eksik yazılmış ise de, davacının borca itiraz ettiği anlaşıldığından bu iddiasının dinlenemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; dava konusu senetlerin davacı şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmadığı, senetteki imzaların ...'a ait olduğu, davalının senetleri ciro yoluyla devraldığı, buna göre ... ile davacı şirket arasındaki çekişmenin davalı ...'a karşı ileri sürülemeyeceği, senetlerde borçlu olarak "..." gösterilmiş ve davacı şirketin tam unvanı senet metninde yer almamış ise de, davacı şirketin adına takip borçlusu olduğu kabul edilerek savunmada bulunulmuş olması ileri sürüler itiraz dikkate alındığında, takibin davacı şirket hakkında yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, senetlerin 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde takibe konulduğu, ...'ın ayrıca senetleri kefil sıfatıyla imzaladığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararı davacı istinaf etmiştir. Davacı vekili İstinaf sebebi olarak; delilleri arasında dayandıkları 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1201 esas sayılı dosyasının celbedilmediğini, dosyanın yargılamasının halen devam ettiğini, senetlerde ...'ın da yer almasına rağmen onun hakkında hiçbir takip yapılmadığını, düzenleme tarihl...