DAVA VE TALEP: Şirket Yönetiminin Azli, Yeni Yönetim Teşkili- Şirkete Kayyum Tayini- İhtiyati Tedbir Taraflar arasındaki yöneticilerin azli davasının yapılan yargılaması sırasında davacı tarafından talep edilen kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin %26,01'lik hissesinin, Nisan/2011 tarihinde yönetimi ile birlikte yabancı bir şirkete devredildiğini, devirden sonra sergilenen inanılması güç kötü yönetim sonucu şirketlerin özel hastanelerinin ard arda kapandığını ve şirketlerin borçlu hale geldiğini, şirketlerin iflasa sürüklendiğini belirterek, şirketlerin yöneticisinin azline,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/172 KARAR NO : 2019/268 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2016/443 Esas TARİHİ : 27/07/2018 DAVA VE TALEP: Şirket Yönetiminin Azli, Yeni Yönetim Teşkili- Şirkete Kayyum Tayini- İhtiyati Tedbir Taraflar arasındaki yöneticilerin azli davasının yapılan yargılaması sırasında davacı tarafından talep edilen kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin %26,01'lik hissesinin, Nisan/2011 tarihinde yönetimi ile birlikte yabancı bir şirkete devredildiğini, devirden sonra sergilenen inanılması güç kötü yönetim sonucu şirketlerin özel hastanelerinin ard arda kapandığını ve şirketlerin borçlu hale geldiğini, şirketlerin iflasa sürüklendiğini belirterek, şirketlerin yöneticisinin azline, yönetim organının teşkiline ve TTK'nın 630/2. maddesi gereğince şirketlere kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalılar vekili savunmasında özetle; davalı şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunu, bu nedenle toplu olarak dava açılmasının mümkün olmadığını, davalı şirketlerin bir kısmının anonim, bir kısmının limited şirket olması sebebiyle yönetimin azli ve kayyum atanmasına ilişkin hükümlerin farklı olduğunu, davacının iddialarının genel mahiyette olduğunu, iddiaların delillendirilmediğini belirtilerek, usul ve esastan davanın reddin ve tedbir isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi 27/07/2018 tarihli ara Karar sayılı kararında; "...Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı tarafından şirketlerin yönetilemediği, borçlandırılarak iflasa sürüklendiği iddia edilmiş ise de; dosya kapsamında tarafların iddia ve itirazları dikkate alındığında, taraflar arasında ilk olarak davacının şirketlerdeki hisse oranı yönünden ihtilaf olduğu, davacı tarafından çoğunluk hisseye sahip olunduğu iddiasına karşılık, davalılar tarafından davacının hisse oranın iddia edilenden çok daha az miktarda olduğunun belirtildiği bu nedenle davacının hissesinin tespitinin gerektiği, yine davacının şirketlerin iflasa sürüklendiği iddiaları yönünden ve yönetimim sorumlu olup olmadığının tespiti açısından davalı şirketlere ait ticari kayıtlar üzerinde inceleme yapılması gerektiği, henüz dosya kapsamında bu yönden bilirkişi incelemelerinin yapılmadığı, dosya kapsamında yer alan delillerin davacı iddialarını 6100 sayılı HMK 390/3 maddesi gereğince yaklaşık ispata yeterli olmadığı ayrıca dava konusu dikkate alındığında, talebin davanın esasını etkiler mahiyette olduğu ve yargılamayı gerektirdiği..." gerekçesiyle davalı şirketlerde mevcut yönetim...