İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 2008 yılında zor durumda borca batık bir şekilde iflas aşamasına gelen dava konusu ... Ltd Şti ne 1.500,00TL ödemek sureti ile % 50 pay sahibi ve aynı oranda ortak olduğunu, şirketi o dönemde iflasın eşiğine getiren, piyasaya ve bankalara aşırı borçlanmasına neden olan ortaklığın diğer tarafını oluşturan davalılar başarılı bir yönetim sergileyemediklerinden ve müvekkili de bu durumu bildiğinden şirketin en az 5 yıl süre ile müvekkili tarafından ya da atayacağı bir müdür ile yönetileceğini birlikte kararlaştırdıklarını, davalıların mali sıkıntılar atlattıktan sonra çok kısa sürede sürekli şirkete ve müvekkiline ihtarlar çekmek, asılsız suçlamarla suç...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1657 KARAR NO : 2020/330 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/01/2017 DOSYA NUMARASI : 2016/98 Esas - 2017/21 Karar DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) KARAR TARİHİ : 05/03/2020 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 2008 yılında zor durumda borca batık bir şekilde iflas aşamasına gelen dava konusu ... Ltd Şti ne 1.500,00TL ödemek sureti ile % 50 pay sahibi ve aynı oranda ortak olduğunu, şirketi o dönemde iflasın eşiğine getiren, piyasaya ve bankalara aşırı borçlanmasına neden olan ortaklığın diğer tarafını oluşturan davalılar başarılı bir yönetim sergileyemediklerinden ve müvekkili de bu durumu bildiğinden şirketin en az 5 yıl süre ile müvekkili tarafından ya da atayacağı bir müdür ile yönetileceğini birlikte kararlaştırdıklarını, davalıların mali sıkıntılar atlattıktan sonra çok kısa sürede sürekli şirkete ve müvekkiline ihtarlar çekmek, asılsız suçlamarla suç duyurusunda bulunmak, yönetim aleyhine sürekli davalar açarak yönetimi işlemez duruma getirmek sureti ile sürekli ihtilaf çıkarmaya ve müvekkilini yıldırmaya çalıştıklarını, en son 2016 yılı başlarında da şirketin seçili organlarının asılsız ve mesnetsiz ithamlarla şirkete kayyum atanmasına sebebiyet verdiklerini, şirketin 2016 yılı mart ayından bu yana kayyum eli ile yönetildiğini, şirket müdürü .... ün tedbiren 2016/147 esas sayılı dosya üzerinden görevden alındığını, 30/05/2016 tarihinde yapılan olağan genel kurulda müdür olarak atanan müvekkilinin müdürlüğünün kayyum tarağından ilan edilmediğini, 30/07/2016 tarihinde kayyum çağrısı ile yapılan genel kurul da da ortaklar arasında oy çokluğu ile yeni bir müdür ataması yapılmadığını, şirketin birbirleri ile itilaflı ortaklarından her bir tarafın % 50 hisse ve payını oluşturduğundan şirkete yeni bir yönetici atanamadığını, davalı tarafın blok halinde hareket ettiğini, şirketin kayyum eli ile yönetiminin Kocaeli 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/147 esas sayılı dosyası üzerinde rütin ve sürekli hale getirildiğini, 30/05/2016 tarihli genel kurul tarihi ve günlerinin % 80 katılımı ile gerçekleşen 31/12/2015 tarihli genel kurulda oybirliği ile belirlenmesine rağmen ve gündemi ve diğer ayrıntıları Şubat 2016 tarihinde ortaklara müdür tarafından noter marifeti ile bildirilmesine binaen 30/05/2016 tarihinde belli edilen zaman ve şirket merkezinde yapıldığını, ortaklardan ...'ün bu toplantıda usulüne uygun olarak seçildiğini, ancak bu seçimin kayyum tarafından ticaret siciline götürülerek ilan ettirilmediğini, mahkeme de bu hususta ticaret siciline bildirimde bulunmadığını ve kayyumluk görevini de sona erdirmediğini, şirkete bundan sonra müdür atanmasının da zor olduğunu,...