Davanın reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların, davalı şirkette %40 paya sahip olduklarını, davalı şirketin 2011 yılında anonim şirkete dönüştüğünü, zaman içerisinde şirketin işletme sermayesi iş hacmi itibariyle yetersiz kaldığından, 2007 yılında paydaşların işletme sermayesi ihtiyacının sermaye artırımı ve ayrıca ticari faaliyet sonucu elde edilecek kârın bir süre dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılması suretiyle karşılanması yönünde görüş birliğine vardıklarını, ticari faaliyetinin bu müşterek görüş doğrultusunda sürdüren şirketin sermayesini 500.000,00-TL'ye artırdığını ve ticari faaliyetinden elde ettiği 6.856,680,66-TL kârı dağıtmayarak işletme sermayesi olarak kullandığını, ancak şirketi yöneten ve %60 çoğunluk payları...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2392 KARAR NO : 2020/1237 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2018 NUMARASI : 2017/586 Esas - 2018/598 Karar DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2020 Davanın reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların, davalı şirkette %40 paya sahip olduklarını, davalı şirketin 2011 yılında anonim şirkete dönüştüğünü, zaman içerisinde şirketin işletme sermayesi iş hacmi itibariyle yetersiz kaldığından, 2007 yılında paydaşların işletme sermayesi ihtiyacının sermaye artırımı ve ayrıca ticari faaliyet sonucu elde edilecek kârın bir süre dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılması suretiyle karşılanması yönünde görüş birliğine vardıklarını, ticari faaliyetinin bu müşterek görüş doğrultusunda sürdüren şirketin sermayesini 500.000,00-TL'ye artırdığını ve ticari faaliyetinden elde ettiği 6.856,680,66-TL kârı dağıtmayarak işletme sermayesi olarak kullandığını, ancak şirketi yöneten ve %60 çoğunluk payları temsil eden paydaşlar her ticaret şirketinin ve her şirket paydaşının temel amacı olan kâr elde etme ve paydaşlarına kâr dağıtma amacını giderek terk ederek, şirketin asıl hedefini, şirket değerini artırmak şeklinde belirlediklerini, bu kapsamda davacıların uzun yıllardan bu yana zarar eden ve dolayısıyla kâr dağıtmayan faaliyetini gelecek yıllarda da zarar edip kârı dağıtmamak üzere programlayan ve buna karşı her yıl sermayesinin %20'sini huzur hakkı adı altında yönetim kurulunu oluşturan %60 pay sahibine dağıtan şirketin haklı sebeple tasfiyesinin gerektiğini belirterek, davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2015 yılı sonu itibariyle 1713 adet aracının bulunduğunu, rekabetçi piyasa şartlarında davalı şirketin araç sayısını rakiplerine yakın bir sayıya ulaştırmak amacıyla strateji belirlemesinin profesyonel bir karar olduğunu, kaldı ki davalı şirketin hizmet alımı gerçekleştirdiği tedarikçi firmalarda operasyonel filo kiralama sektöründe faaliyet gösteren şirketlere, hem büyüklüklerine hem de alım hacimlerine göre fiyat vermekte ve/veya indirim uygulamakta olduğundan, belirlenen stratejinin tüm pay sahiplerinin yararına olduğunu, davalı şirketin sektörde varlığını sağlamlaştırma bakımından işletme konusunun elde edilmesi amacı taşıdığından, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kâr dağıtmamasının haklı sebep sayılamayacağını, vergi usul kanunu gereğince son yıllarda yabancı para birimi olan hesaplarını değerleme kurulu ile değerlenmekte olduğunu, yabancı kredi bakiyeleri de sene sonu TL kurları ile değerlendiğinde, mali tablolarda görünen kredi rakamlarında ciddi artışlar görülebildiğini, bu nedenle, TL para birimi cin...