DAVANIN KONUSU: Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)| KARAR TARİHİ: 02/11/2021 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı ... Şirketi, ... ve ... arasında imzalanan sözleşmeler gereği kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Kartal ... İcra Müdürlüğü'nün ..., ... ve ... Esas sayılı takip dosyaları ile takip başlatıldığını, her üç takibin kesinleştiğini, dosya alacaklarının tahsil edilemediğini, dava dışı borçlu ...'ın maliki olduğu Çatalca ilçesinde kain ... parselde sayılı taşınmaz üzerine 25/12/2006 tarihinde davalı lehine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/3332 KARAR NO: 2021/1577 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2018 NUMARASI: 2014/723 (E) 2018/1128 (K) DAVANIN KONUSU: Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)| KARAR TARİHİ: 02/11/2021 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı ... Şirketi, ... ve ... arasında imzalanan sözleşmeler gereği kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Kartal ... İcra Müdürlüğü'nün ..., ... ve ... Esas sayılı takip dosyaları ile takip başlatıldığını, her üç takibin kesinleştiğini, dosya alacaklarının tahsil edilemediğini, dava dışı borçlu ...'ın maliki olduğu Çatalca ilçesinde kain ... parselde sayılı taşınmaz üzerine 25/12/2006 tarihinde davalı lehine birinci dereceden 100.000,00 TL üzerinden tesis edilen ipoteğin muvazaalı olduğunu, başka bir alacaklının icra takibi nedeniyle taşınmazın satılarak ipotek bedelinin, davalıya ödendiğini belirterek zimnı sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın iptaline, davalıya ayrılan 139.585,00 TL satış bedelinin davalıdan tahsili ile bu payın müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından davanın esası ve vekalet ücreti bakımından istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili, 21/11/2017 ve 30/11/2017 tarihli celselerde, davanın, muvazaalı ipoteğin iptaline ilişkin olduğu, sıra cetveline itiraz yönünden taleplerinin bulunmadığını açıklamıştır. İlk derece mahkemesince de, dava, İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmiştir. İddianın ileri sürülüş biçimi ve davacı vekilinin açıklamalarına göre, mahkemenin davanın nitelendirilmesine ilişkin kabul şekli isabetlidir. Ancak davacı tarafın herhangi bir hukuksal neden bildirmemiş ve muvazaaya dayanmış olması nedeniyle, davanın hukuki dayanağı İİK 277 ve devamı maddeleri yanında, dava tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 18. maddesi de oluşturmaktadır. Bu durumda davanın, borçluya ait taşınmaz üzerine muvazaalı bir şekilde tesis edildiği iddia edilen ipoteğin, TBKnın 19. maddesi (BK 18) ile İİKnın 277. vd. maddeleri uyarınca iptaliyle, cebri icra neticesinde paraya çevrilen taşınmazda davalıya ödenen ipotek bedelinin icra dosyalarıyla sınırlı olarak davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu görülmektedir. İİK'nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile...