İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı ... ile 2007 yılında evlendiğini, tarafların davalı şirkette %50'şer hisse ile ortak olduklarını, şirketin 2009 yılında kurulduğunu, ilk 5 yıl için davalı ...'ün münferiden şirket müdürü seçildiğini, ama son 4 yıldır karı kocanın arasının bozulduğunu, davalı müdürün şirket merkezi ve arazisi son derece yeterli iken ve şirket faaliyetleri için yetiyorken, komşu taşınmazı aylık 15.000,00 TL bedelle kiraladığını, bu yolla şirketi zarara soktuğunu, şirket adına yüklü miktarda kredi çektiğini, davacıyı da şahsi kefil gösterdiğini, müvekkilinin tesadüfen bulduğu karar defterini incelediğinde 20/12/2014 tarihli bir kararla davalı ...'ün 10 yıl süre ile müdür tayin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2048 Esas KARAR NO : 2021/1517 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/51 Esas - 2019/920 Karar TARİH: 11/07/2019 DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) KARAR TARİHİ: 27/10/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı ... ile 2007 yılında evlendiğini, tarafların davalı şirkette %50'şer hisse ile ortak olduklarını, şirketin 2009 yılında kurulduğunu, ilk 5 yıl için davalı ...'ün münferiden şirket müdürü seçildiğini, ama son 4 yıldır karı kocanın arasının bozulduğunu, davalı müdürün şirket merkezi ve arazisi son derece yeterli iken ve şirket faaliyetleri için yetiyorken, komşu taşınmazı aylık 15.000,00 TL bedelle kiraladığını, bu yolla şirketi zarara soktuğunu, şirket adına yüklü miktarda kredi çektiğini, davacıyı da şahsi kefil gösterdiğini, müvekkilinin tesadüfen bulduğu karar defterini incelediğinde 20/12/2014 tarihli bir kararla davalı ...'ün 10 yıl süre ile müdür tayin edildiğini öğrendiğini, bu toplantıya sanki davacının katılmış gibi imzasının atıldığını, oysa imzanın sahte olduğunu, davalı şirket müdürünün uzun süreden beri şirket işleri ile ilgilenmediğini, içip gezdiğini, yurt dışı seyehatlere çıktığını, şirket yönetimini tamamen bir işçiye bıraktığını, oysa şirket merkezinin ve arazisinin davacıya ait olduğunu, ona ailesinden kaldığını, davalı şirket ortağının şirketi tamamen terk etmiş bulunduğunu, artık şirkete devamda fayda bulunmadığını belirterek şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkillerinden ...'ün şirket yetkilisi olduğunu, şirketin feshinin ancak şirket davalı gösterilmek suretiyle istenebileceğini, şirket ortak / yöneticisinin bu davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, onun yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, şirket yönünden de davanın yetkili mahkemede açılmadığını, şirketin merkezinin Beykoz'da olması nedeniyle iş bu davanın Beykoz'da açılması gerektiğini, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının iddialarınında doğru olmadığını, eşler hakkında boşanmanın gerçekleşmediğini, boşansalar dahi bu kararın şirketin tasfiye nedeni olamayacağını, boşanma davasınında reddedildiğini belirterek iş bu davanında reddedilmesini savunduğu görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/07/2019 tarih 2018/51 Esas - 2019/920 Karar sayılı kararında;" Davacı ile davalı şirketin yöneticisi ve %50 hissedarı olan ... evli olup, aralarının açıldığı, davacı tarafından boşanma davası açıldığı ancak reddedildiği, davacının ayrıca davalının 10 yıl süre ile müdür atandığına ilişkin 20/12/2014 tarihli kararda imzasının sahte olduğundan dolayı...