Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 48.318,85 TL tazminatın dava tarihinden itibarın işleyecek yasal faizi ile birlikte kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak koşuluyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; trafik kazası nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun (CMK) 253'üncü maddesi uyarınca sigortalı araç sürücüsü ile uzlaşan davacının başvuru hakkının bulunmadığını, CMK'nin 253'üncü maddesini 19'uncu fıkrası uyarınca davacı tarafın dava konusu trafik kazası ve yaralanması sebebiyle tazminat davası açamayacağını ve açılmış...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2803 KARAR NO: 2021/1765 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/06/2018 NUMARASI: 2015/1397 (E) 2018/719 (K) DAVANIN KONUSU: Bedensel zarar tazminatı KARAR TARİHİ: 23/11/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 48.318,85 TL tazminatın dava tarihinden itibarın işleyecek yasal faizi ile birlikte kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak koşuluyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; trafik kazası nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun (CMK) 253'üncü maddesi uyarınca sigortalı araç sürücüsü ile uzlaşan davacının başvuru hakkının bulunmadığını, CMK'nin 253'üncü maddesini 19'uncu fıkrası uyarınca davacı tarafın dava konusu trafik kazası ve yaralanması sebebiyle tazminat davası açamayacağını ve açılmış davadan da feragat etmiş sayılacağını, olaya ilişkin olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2014/28018 Soruşturma, 2014/23132 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığını ilişkin kararda tarafların uzlaşma istediklerini söylemeleri üzerine çıkarılan davetiyenin ardından müştekinin alınan ifadesinde 200,00 TL karşılığında anlaştıklarını beyan etmesi, şüphelinin de müştekinin uzlaşmak için istediği 200,00 TL'yi PTT'ye yatırarak dekontunu ibraz ettiğini belirterek kovuşturmaya (dava açmaya) yer olmadığına dair karar verildiğinin belirtildiğini, uzlaşmanın sigortalı araç sürücüsü ile davacı arasında gerçekleşmiş olsa dahi sigortalı araç sürücüsü ve işletenin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, halefiyet ilkesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün yaptığı ödeme ile müvekkili şirketi de sorumluluktan kurtaracağını bu durumun hüküm kurulurken dikkate alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan inceleme sonunda: Davalı ... AŞ (Eski unvan ... Sigorta AŞ) tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalanan dava dışı ...'nın yönetimindeki ... plakalı minibüs ile karşı yönden gelen davacının yönetimindeki... plakalı motosikletin çarpışması sonucu davacı ...'un yaralandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun taksirle yaralamaya neden olma suçundan dava dışı ... hakkında başlatılan soruşturmada, adı geçen kişi ile davacı arasında uzlaşma olduğu gerekçesiyle kovuşturma yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle davacı lehine bedensel zarar tazminatına hükmol...