Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ...'in oğlu, ...'in eşi, ... ve küçük çocuk ...'in babaları ...'in 15/08/2009 tarihinde sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile yaptığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, kaza tarihi itibarıyla müvekkillerinin desteğinin ölümüne sebebiyet veren aracın kaza tarihinde trafik sigortası olmadığını, usul ve yasalar ile güvence hesabı yasası ve mevzuatı gereği kaza esnasında trafik sigortası bulunmayan araçların 3. Kişilere verdiğini maddi zararlarının-destekten yoksun kalma zararlarının tazmininden davalının sorumlu olduğunu belirterek, müteveffanın eşi, oğlunun destekten yoksun kalma zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I DOSYA NO: 2021/1378 KARAR NO: 2021/1345 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/03/2021 NUMARASI: 2020/369 E. - 2021/200 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/09/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ...'in oğlu, ...'in eşi, ... ve küçük çocuk ...'in babaları ...'in 15/08/2009 tarihinde sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile yaptığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, kaza tarihi itibarıyla müvekkillerinin desteğinin ölümüne sebebiyet veren aracın kaza tarihinde trafik sigortası olmadığını, usul ve yasalar ile güvence hesabı yasası ve mevzuatı gereği kaza esnasında trafik sigortası bulunmayan araçların 3. Kişilere verdiğini maddi zararlarının-destekten yoksun kalma zararlarının tazmininden davalının sorumlu olduğunu belirterek, müteveffanın eşi, oğlunun destekten yoksun kalma zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğramadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasıdır. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde (6098 sayılı TBK'nun 49. md.) haksız fiil tanımlanmış, 60.maddesinde de (TBK'nun değişik 72. md.) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nun 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi bulunduğu belirtilmiştir. Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını benimsemiştir. Görüldüğü gibi, BK'nun 60. ve 2918 sayılı KTK'nun 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl...