DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin verilen hükme karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; müvekkili şirketin, davalı şirketten kur değişimine göre fark ödenmek ya da iade alınmak üzere bir yıl süreli 46 kg altın satın aldığını, kur farkından dolayı davalı tarafa iki kez ödeme yapıldığını, bir yıllık süre dolduktan sonra mecbur kalınarak yeni sözleşme imzalandığını, icra dosyasının dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini ve ikinci kez yapılan sözleşmenin iptaline, olmadığı takdirde fazla yararlanma nispetinde sözleşme bedelinden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2019/729 KARAR NO : 2021/211 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2017 NUMARASI: 2016/818E. 2017/1069K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin verilen hükme karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; müvekkili şirketin, davalı şirketten kur değişimine göre fark ödenmek ya da iade alınmak üzere bir yıl süreli 46 kg altın satın aldığını, kur farkından dolayı davalı tarafa iki kez ödeme yapıldığını, bir yıllık süre dolduktan sonra mecbur kalınarak yeni sözleşme imzalandığını, icra dosyasının dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini ve ikinci kez yapılan sözleşmenin iptaline, olmadığı takdirde fazla yararlanma nispetinde sözleşme bedelinden indirim yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkili bankanın davacı tarafın borçlarını ödemeyememesi üzerine ödeme kolaylığı sağladığını, ancak davacı tarafça borçların yine de ödenememesi üzerine icra takiplerinin başladığını, davacı tarafın iddialarının kötü niyetli olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Anılı yasal düzenleme ve ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; taraflar arasındaki akdi ilişkinin ilk olarak 05/04/2011 tarihli vadeli işlem sözleşmesi ile başladığı, akabinde 20/04/2012 tarihinde yeni bir vadeli işlemler sözleşmesinin akdedildiği, davacı şirketin 16/05/2014 tarihi itibari ile davalı bankaya toplam 476.520,74 USD tutarında borçlu göründüğü, borcunu 17/08/2015 -16/05/2018 tarihleri arasında aylık muhtelif taksitler halinde ödemeyi talep ettiği, 26/11/2015 tarihli proje geri ödeme planı formu ile 18/01/2016 tarihinde başlayan aylık muhtelif taksitler halinde 48 ayda ödenmek üzere davacının asıl borcunun 417.485,76-USD olarak kabulü ile bu miktar üzerinden yapılandırıldığı, 20/04/2012, 15/04/2013 ve 14/02/2014 tarihli forward sözleşmelerinden kaynaklanan işlemlerini her iki tarafın da ticari defterlerine kaydettikleri, tarafların kayıtları arasında fark bulunmadığı, davacının 20/04/2012 tarihinde imzaladığı vadeli işlemler talep formu ile davalı bankadan 15/04/2013 günü 46 kilogram altını 53.400 USD üzerinden toplam 2.456.400 USD'ye satın almayı taahhüt ettiği, davalı bankanın 20/04/2012 tarihinde 1 kilogram altını davacıya 40.456 USD üzerinden sattığı, davacının ise 14/02/2014 tarihinde 1 kilogram altını 53.400 USD bedelle davalı bankadan satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, davacının 20/04/201...