Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin keşideci davalının alacaklı olduğu bonodan dolayı icra takibi başlattığını, müvekkili kooperatifin yeni yönetim kurulu tarafından yapılan araştırmada kooperatif kayıtlarında bu yönde bir kaydın olmadığını, ihdas nedeni olarak nakden kaydının bulunduğunu, önceki yönetim kurulu üyelerinin bono üzerindeki imzaların onlar tarafından atıldığını ancak karşılığında para alınmadığını beyan ettiklerini, davalının o dönemde kooperatifin müdürü olduğunu, müdürün kendilerine lazım...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
...
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/06/2017 ESAS-KARAR NUMARASI :.... Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin keşideci davalının alacaklı olduğu bonodan dolayı icra takibi başlattığını, müvekkili kooperatifin yeni yönetim kurulu tarafından yapılan araştırmada kooperatif kayıtlarında bu yönde bir kaydın olmadığını, ihdas nedeni olarak nakden kaydının bulunduğunu, önceki yönetim kurulu üyelerinin bono üzerindeki imzaların onlar tarafından atıldığını ancak karşılığında para alınmadığını beyan ettiklerini, davalının o dönemde kooperatifin müdürü olduğunu, müdürün kendilerine lazım olacağı düşüncesiyle boş bonolar imzalattığını, bu senedin de o senetlerden biri olduğunu, davalının ekonomik durumu ve mesleği itibariyle bu kadar parayı müvekkili kooperatife nakit olarak verebilecek durumda olmadığını, bu nedenlerle müvekkili kooperatifin icra takibine konu edilen bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kambiyo senedinin kural olarak mevcut ve doğmuş bir borç için düzenlenebileceğini, aksi iddiaların yazılı delille ispatlanmasının gerektiğini beyan etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi'nce "... davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, yine icra takibine konu davalının alacaklı göründüğü senede ilişkin ticari defterlerde herhangi bir borçlanma veya sonradan ödendiğini gösteren bir kaydın bulunmadığı ve yine senedin düzenlendiği tarih itibariyle davalının müdürü bulunduğu dönemleri kapsar bir şekilde bir kaydın olmadığı, ayrıca bu senet haricinde davacı defterlerinde daha önceden davalının senedin düzenlendiği tarihe kadar şirketten alacaklı olduğuna dair herhangi bir yevmiye kaydının da bulunmadığı görülmüş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın müdür olduğu sırada dahi bonoya ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı, davalının şirket temsilcisi olması nedeniyle yasada kendisi ile sözleşme yapma yasağı bulunmamasına rağmen uygulamada kural olarak temsilcinin kendisi ile sözleşme yapma yasağının bulunduğu ancak istisnai...