MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 20/10/2020 NUMARASI: 2015/709 Esas 2020/546 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 22/09/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile gerçekleşen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığı belirterek bu yaralanma nedeniyle maddi tazminat talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, öncelikle kusur durumu tespiti gerektiğini, davacının başvurusu üzerine ödeme yapıldığını, hükmedilmesi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2021/874 KARAR NO: 2021/1449 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 20/10/2020 NUMARASI: 2015/709 Esas 2020/546 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 22/09/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile gerçekleşen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığı belirterek bu yaralanma nedeniyle maddi tazminat talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, öncelikle kusur durumu tespiti gerektiğini, davacının başvurusu üzerine ödeme yapıldığını, hükmedilmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca 20/10/2020 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tensiple kararlaştırılan ve bekletme dilekçesinde bildirilen saatlerde duruşma salonu önünde hazır bulunarak asılı bulunan ve mübaşirin kendi takibi için kullandığı duruşma listelerine işaret bırakarak mübaşire davacı vekili olarak hazır olduğunu bir çok defa bildirdiğini ve bekleneceği konusunda teyit aldığını, mahkemenin duruşma, bekletme saati ve sonrasında hazır olmadığı yönündeki tespitin isabetsiz olduğunu, taraflarınca tutulan zapta mahkeme mübaşirinin imzasının bulunmasından imtina edildiğini ve mübaşirin tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, davacı olduğu 2015 esaslı dosyanın takipsiz bırakılamayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dosya kapsamından, 22/02/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı için geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davanın 02/10/2015 tarihinde açıldığı, HMK'nın 118. maddesine göre yazılı usule tabi olduğu belirtilerek yargılamaya başlandığı, delillerin toplanmasına devam edildiği, 03/10/2019 tarihli celsede davacı vekilince verilen mazeret dilekçesi usule uygun bulunmayarak kabul edilmediği ve dosyanın 1. kez HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, davacı vekilininin 05/10/2019 tarihli yenileme talebi ile yenileme tensip tutanağı düzenlendiği ve yeniden yargılamaya başlandığı, 17/03/2020 tarihine verilen duruşmanın corona tedbirleri kapsamında ertelendiği, taraf vekillerine 09/06/2020 tarihli duruşma gününü bild...