Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında bir inşaat projesinin bir takım tesisat işlerinin müvekkilince 1.020.000,00 TL bedelle yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, ödemenin 120.000,00 TLlik kısmının peşin çekle, kalanın ise projeden bir dairenin devri suretiyle yapılacağını, müvekkili tarafından işin eksiksiz bir şekilde yapıldığını, bu eksiksiz teslim hususunun davalı tarafça SGK nezdinde sunulan taşeronluk dosyasının kapatılmasına ilişkin beyanda açıkça belirtildiğini, ancak davalı tarafça devri taahhüt edilen taşınmazın 3.bir şahsa satıldığını ve ödeme de yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2186 KARAR NO: 2021/1527 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/04/2021 NUMARASI: 2021/210 Esas(derdest) DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 07/09/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında bir inşaat projesinin bir takım tesisat işlerinin müvekkilince 1.020.000,00 TL bedelle yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, ödemenin 120.000,00 TLlik kısmının peşin çekle, kalanın ise projeden bir dairenin devri suretiyle yapılacağını, müvekkili tarafından işin eksiksiz bir şekilde yapıldığını, bu eksiksiz teslim hususunun davalı tarafça SGK nezdinde sunulan taşeronluk dosyasının kapatılmasına ilişkin beyanda açıkça belirtildiğini, ancak davalı tarafça devri taahhüt edilen taşınmazın 3.bir şahsa satıldığını ve ödeme de yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TLnin ticari faiziyle davalıdan tahsiline, davalıya ait taşınmazların 3.kişiye devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 05/04/2021 tarihli dilekçesinde, davalıya ait taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 08/04/2021 tarihli ara kararı ile, mevcut durumda yaklaşık ispat şartının henüz bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı yanın imzasını haiz resmi kuruma ibraz edilen evraklar uyarınca müvekkilinin eser sözleşmesi uyarınca yükümlendiği tüm edimleri yerine getirdiğini, ancak buna karşılık davalının sözleşme konusu bedeli ödemediğini, bedel karşılığında müvekkiline devredileceği taahhüt edilen taşınmazın da yine davalı yan tarafından satılarak bedelinin kendi uhdesinde kaldığını, eksiksiz teslime ilişkin davalı yan tarafından SGK nezdinde sunulan taşeronluk dosyasının kapatılmasına ilişkin beyanda açıkça beyan verildiğini, ancak ekte davalı yan şirket yetkilisi ile müvekkil arasında yapılan whatsapp görüşmelerinden müvekkiline devri taahhüt dilen taşınmazın 3.şahsa satıldığının anlaşılmakta olduğunu, müvekkilinin alacağını hiçbir zaman elde edememe riski ile karşı karşıya kalacağını belirterek, 08/04/2021 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin ...