Taraflar arasındaki ortaklık payı alacağı ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı kardeşleriyle bir araya gelerek her bir ortağın 1/3 pay sahibi olduğu üç ortaklı davalı limited şirketi kurduklarını, davalı şirketin yetkilisinin müvekkilinin kardeşi ve şirketin ortağı olan davalı ... olduğunu, şirketin 1. Ve 2. Şubelerinin davalı ..., davalı şirketin nispeten daha küçük ve iş hacmi daha düşük olan 3. Şubesinin ise müvekkili tarafından idare edildiğini, şirket mallarının şirket temsilcisi ...'ın inisiyatifinde kullanıldığını, müvekkilinin idare ettiği şubenin gelirinin az olması ve...
.... T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ....
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
... MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2019 NUMARASI :..... DAVA TARİHİ : 16/10/2018 KARAR TARİHİ : 03/03/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2022
Taraflar arasındaki ortaklık payı alacağı ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı kardeşleriyle bir araya gelerek her bir ortağın 1/3 pay sahibi olduğu üç ortaklı davalı limited şirketi kurduklarını, davalı şirketin yetkilisinin müvekkilinin kardeşi ve şirketin ortağı olan davalı ... olduğunu, şirketin 1. Ve 2. Şubelerinin davalı ..., davalı şirketin nispeten daha küçük ve iş hacmi daha düşük olan 3. Şubesinin ise müvekkili tarafından idare edildiğini, şirket mallarının şirket temsilcisi ...'ın inisiyatifinde kullanıldığını, müvekkilinin idare ettiği şubenin gelirinin az olması ve yatırım yapılmaması sebebiyle doğan borçlarının tahsili için şirket aleyhine başlatılan iki icra takibinde borçların davalı şirket tarafından ödendiğini, müvekkilinin idaresi sebebiyle şirketin zarar ettiği ileri sürülerek davalı ...'ın müvekkiline ekonomik yönden zor durumda olmasını da kullanarak 10.11.2016 tarihinde şirketten ayrılma sözleşmesinin imzalatıldığını, şirketin ana sözleşmesinde şirketten ayrılmaya ilişkin hüküm bulunmadığını, ortaklıktan ayrılma sözleşmesinde müvekkiline taahhüt edilen taşınmazların bir kısmının da borç adıyla alındığını, müvekkili tarafından işbu sözleşmenin 8. Maddesinde yer alan hisse devri gerçekleştirildiği halde sözleşmede belirtilen taşınmazların mülkiyetinin müvekkiline devredilmediği gibi müvekkiline ortak tanıdıkları kişiler çağrılarak manevi baskı yapılmak suretiyle ayrıca davalı ... tarafından 10.07.2018 tarihinde protokol imzalatıldığını, davalı şirket ortakları ... ve ... tarafından davacının içinde bulunduğu mali durum ve kardeşlik duygularının kasıtlı olarak kötüye kullanıldığını, müvekkilinin zor durumda kalma halinden faydalanılarak, davacının şirket hisselerinin karşılığı olan mal varlığı payından çok cüz'i bir ödeme yapıldığını, bu ödemenin eksik ifa edildiğini, davalı şirketin 2016 yılı toplam mal varlığının 14.000,000,00 TL değerinde olup müvekkilinin 1/3 hissesine düşen mal varlığı değeri 5.000.000,00 TL olduğu halde işbu sözleşme ve ek protokol kapsamında müvekkiline sadece 485.000,00 TL değerinde bir arsa hissesinin mülkiyetinin devredildiğini, müvekkilinin 2016 yılında şirket ortaklığından ayrıldığını, sözleşmede kendisine devri kararlaştırılan taşınmazlar devredilmediği halde müvekkiline ekonomik durumunu düzeltmeye çalıştığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ile davalı şirket ortakları arasında imzalan...