6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraf şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin yakıt satıp, parasını alamadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davalının da aleyhine icra takibini başlattıklarını, icra takibine davalının itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini; aynı dosya üzerinden bu kez davalımıza "iflas yoluyla takip ödeme emri" gönderdiklerini, davalının 7 günlük yasal süre içinde bu takibe de itiraz etmediğini ve iflas yoluyla takibinde kesinleştiğini belirterek; mahkememizce davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borca batık olmadığını, kaldı ki, davacı şirkete de borçlu bulunmadığını; ticari defter ve kayıtları...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/359 KARAR NO: 2022/418 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/665 KARAR NO: 2021/1061 DAVA TARİHİ: 01/03/2018 KARAR TARİHİ: 30/12/2021 DAVA: İFLAS (ADİ TAKİPTEN DOĞAN İFLAS) KARAR TARİHİ: 06/04/2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraf şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin yakıt satıp, parasını alamadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davalının da aleyhine icra takibini başlattıklarını, icra takibine davalının itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini; aynı dosya üzerinden bu kez davalımıza "iflas yoluyla takip ödeme emri" gönderdiklerini, davalının 7 günlük yasal süre içinde bu takibe de itiraz etmediğini ve iflas yoluyla takibinde kesinleştiğini belirterek; mahkememizce davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borca batık olmadığını, kaldı ki, davacı şirkete de borçlu bulunmadığını; ticari defter ve kayıtları incelenirse davacıya borçlu olmadıklarının ortaya çıkacağını savunmuş; bilahare yargılama sürecinde ayrıca depo emrinden rücu edilmesini talep etmiş; söz konusu borç gerçekse bundan sorumlu olan şirketin bir başka ticari şirket olan ... Ltd.'ye ait olduğunu; her iki şirketin farklı bulunduğunu; buna ilişkin yargı kararı da bulunduğunu belirterek, müvekkili yönünden davanın husumetten de reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2019 tarih, 2018/260 E. 2019/1170 K. sayılı kararı ile; "...depo miktarının tespit ettirilip, davalıya tebliğ edildiği, davalının depo emrini yerine getirmediği..." gerekçesiyle verilen iflas kararı, Dairemizin 04/11/2020 tarihli 2020/1375 E. 2020/207 K. sayılı kararı ile; "davalı şirket unvanı ... olmasına rağmen ilanlar ... AŞ olarak yapılmıştır... Somut olayda ise yapılan ilanlarda borçlu şirket unvanının yanlış yazılmış olması sebebiyle usulüne uygun olarak yapılmış bir ilandan söz edilemez." gerekçesiyle kaldırılmıştır. Kaldırma kararının ardından yeniden ilanlar yapılarak, depo emrine esas miktar yönünden bilirkişi raporu alınmış, Mahkemece; "...Mahkememizce, takip kesinleştiği için, artık borcun gerçekten doğup doğmadığı konusunda bir inceleme yapılmamış; iflas davasının özelliğinden dolayı gazete ilanı yaptırılmış ancak açılan davanın muvazaalı olduğunu iddia ederek başvuran herhangi bir şahıs ya da şirket bulunmamış; iflas masrafları depo ettirilmiş; gerekli usulü işlemler tamamlanmış olup; Mahkememizce takibe itiraz edilmediği de nazara alınarak ve bu sebeple inkar tazminatsız şekilde depo emrine konu olacak alacak uzman bilirkişiye hesaplatılmış, Uzman bilirkişi raporunda; 2.162.747,95 TL ...