DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkil aleyhine Erzurum .... İcra Müdürlüğü 2017/... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü yolla ilamsız icra takibi başlatıldığını, İcra takibine dayanak yapılan yapılan bonoların müvekkilin keşidecisi olarak gösterildiği letrahının ..., 01/09/2015 tanzim, 24/10/2015 vade tarihli 34.000 TL bedelli 06/06/2015 tanzim ve 05/01/2016 vade tarihli 45.000 TL bedelli 30/11/2015 tanzim, 31/01/2016 vade tarihli, 65.000 TL bedelli üç adet bono olduğunu, dava konusu bonolarda takip alacaklısının bankaya...
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2019/2803 KARAR NO : 2022/531 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2019 (Karar) NUMARASI : 2018/213 Esas, 2019/309 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkil aleyhine Erzurum .... İcra Müdürlüğü 2017/... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü yolla ilamsız icra takibi başlatıldığını, İcra takibine dayanak yapılan yapılan bonoların müvekkilin keşidecisi olarak gösterildiği letrahının ..., 01/09/2015 tanzim, 24/10/2015 vade tarihli 34.000 TL bedelli 06/06/2015 tanzim ve 05/01/2016 vade tarihli 45.000 TL bedelli 30/11/2015 tanzim, 31/01/2016 vade tarihli, 65.000 TL bedelli üç adet bono olduğunu, dava konusu bonolarda takip alacaklısının bankaya ait herhangi bir imza, kaşe ve ibare mevcut olmadığını, bu sebeple davalı bankanın yetkili hamil olmayıp alacaklı sıfatının da bulunmadığını, ayrıca müvekkilin tacir olmayıp emekli işçi olduğunu, ticari herhangi bir işle iştigal etmediğinden gerek bonoda lehtar olarak görünen ... ve gerekse alacaklı olduğunu iddia eden banka ile de herhangi bir ticari ve hukuki ilişkisi olmadığını, dava konusu bonolardaki keşideci imzaları ile müvekkil imzaları arasında benzerlik bulunmadığını, takip konusu bonoların müvekkilin adı, soyadı, TC kimlik numarası ve adres bilgileri kullanılarak sahte olarak düzenlediğini, davalı bankanın temellük ettiği bonolardaki imzaların gerçekten keşideciye ait olup olmadığını teyit ettirmemesi ve üstelik takibe koyduğu bonolardaki keşideci imzaları arasında bariz farklılığı görmesine rağmen icra takibine konu etmesinin açıkca kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle dava konusu edilen ve lehtarının ... olduğu dava konusu üç adet bonodan dolayı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılan davalı alacaklının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davaya konu bonoların dava dışı borçlu ... tarafından kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak ciro yolu ile Bankalarına devredildiğini, 3102 sayılı TTK'nın 778/a maddesinde poliçenin cirosuna ilişkin 681 ile 690 arasındaki hükümlerin, bononu niteliğine aykırı düşmediği müddetçe uygulanacağı hüküm altına alındığını, buna göre TTK 684/1 gereğince ciro ve senedin teslimi ile poliçeden doğan bütün hakların devredilmiş olacağını, müvekkili bankanın temellük ettiği davaya konu bonolardaki imzaların geçerliliğinin tespit etme yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK D...