T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi.... T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ... TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR .... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2020 NUMARASI ...... DAVA TARİHİ : 30/09/2014 KARAR TARİHİ : 10/02/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2022 Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının mutlak hükümsüzlük nedeniyle iptali, olmazsa davaya konu sermaye artış işlemlerinin iç kaynaklardan yapıldığının ve hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hisse devir sözleşmesi ile davalı şirketin 14...
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi....
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR .... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2020 NUMARASI ...... DAVA TARİHİ : 30/09/2014 KARAR TARİHİ : 10/02/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2022
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının mutlak hükümsüzlük nedeniyle iptali, olmazsa davaya konu sermaye artış işlemlerinin iç kaynaklardan yapıldığının ve hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hisse devir sözleşmesi ile davalı şirketin 14 hissesini devraldığını, şirketin toplam kayıtlı sermaye değerinin 5.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin şirkette istihdam edildiğini, 02/09/2003 tarihinde iş akdinin sona erdirilmesi üzerine iş hukukundan kaynaklanan alacağının tahsili yönünde dava açtığını, müvekkilinin dosyaya ibraz ettiği belgelerin sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla yapılan ceza soruşturması sonunda müvekkillerinin sunduğu belgelerin gerçek olduğunun tespit edildiğini, şirketin hakim ortağı hakkında müvekkilinin şikayette bulunması üzerine bu kişi hakkında iftira suçundan kamu davası açıldığını, müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullandırmayan davalı şirketin diğer ortaklara nazaran zayıf durumda bulunan müvekkilinin haklarını elden almak için mutlak hükümsüzlük ve görünürde nakdi sermaye arttırımı kararları ile müvekkilinin paylarını yok etmek istediğini, faaliyet süresince kazanç elde eden, mal varlığını arttıran şirketin mevcut mal varlığı durumu ile sermaye miktarını eşitlemek için öz kaynaklardan karşılamak suretiyle sermaye arttırımına gittiğini, bu süreçte diğer ortaklar hissesini 7 kat arttırırken müvekkilinin oransal olarak payının % 1'e düşürüldüğünü belirterek davalı şirketin 20/10/2003 tarih, 2003/5 sermaye arttırımı ve buna bağlı 13/04/2004, 2004/2 sayılı, 14/09/2005 tarih, 2005/2 sayılı, 21/08/2006 tarih, 2006/8 sayılı, 25/12/2007 tarihli, 05/08/2009 tarihli sermaye arttırımına ilişkin genel kurul kararlarının mutlak hükümsüzlük nedeniyle iptaline, aksi kanaat halinde davaya konu sermaye işlemlerinin iç kaynaklardan sermaye arttırımı biçiminde yapıldığının tespiti ile kanuna, ahlaka, TTK'nun 462/3. maddesine aykırı biçimde müvekkilinin pay oranının düşürülmesine dair işlemlerin hükümsüzlüğünün tespitine, müvekkili pay oranının hali hazırdaki sermaye payının % 7'si olarak ana sözleşme ve sicile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari olarak itibarının arttırabilmek, piyasa gücü ve banka kredibilitesi açısından yatırımlarını gerçekleştirmek için sermaye arttırımlarına gittiğini, işbu sermaye ...