Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafça temsil yetkisine sahip olan davalıların ortaklığın yükümlülüklerine yerine getirmediği iddiası ile ihtiyati tedbir yoluyla ortaklığın temsil yetkisinin kendisine verilmesini, bu mümkün olmazsa davacı ile birlikte müşterek imza yetkisi olmak üzere kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir. Mahkeme, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğigerekçesiyle " İhtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine" ilişkin 14/10/2021 tarihli ara karar verdikten...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2021/2354 KARAR NO: 2021/2864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI: 2021/696 Esas DAVANIN KONUSU: Kayyım Atanması KARAR TARİHİ: 27/10/2021 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafça temsil yetkisine sahip olan davalıların ortaklığın yükümlülüklerine yerine getirmediği iddiası ile ihtiyati tedbir yoluyla ortaklığın temsil yetkisinin kendisine verilmesini, bu mümkün olmazsa davacı ile birlikte müşterek imza yetkisi olmak üzere kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir. Mahkeme, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğigerekçesiyle " İhtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine" ilişkin 14/10/2021 tarihli ara karar verdikten sonra ,davacı vekilince adi ortaklığa bağımsız kayyım heyeti atanmasını talep etiği,dosya kapsamında değişiklik olmadığı,davacınnı tedbir talebinin asıl uyuşmazlığı çezecek nitelikte olduğu ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle 18/10/2021 tarhli ara kararla "Davacının ihtiyati tedbir isteminin koşulları bulunmadığından reddine " Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;davalı ortakların haksız eylemleri nedeniyle adi ortaklığın mali hareket alanının kısıtlandığını,adi ortaklık gelirlerinin ödenmesi gereken borçlara aktarılmasının yapılamadığını,bu nedenle projenin durma noktasına geldiğini,temerrüde düşülme durumunun oluşabileceğini,ayrıca ihale makamına karşı kusurlu duruma gelineceğini belirterek ciddi bir zararın doğumunun engellenmesi için ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleştiği ileri sürülerek adi ortaklığa tarafsız ve bağımsız bir kayyım heyeti atanması gerektiğinden talebin reddine ilişkin kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davada davalıların temsil yetkilerinin kısıtlanarak temsil ve imza yetkisinin davacıya verilmesi yada adi ortaklığa bağımsız kayyım atanması talep edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 629.maddesine göre; ''Ortaklık sözleşmesiyle ortaklardan birine verilen yönetim yetkisi, haklı bir sebep olmaksızın, diğer ortaklarca kaldırılamaz ve sınırlanamaz. Ortaklık sözleşmesinde yetkinin kaldırılamayacağına ilişkin bir hüküm bulunsa bile, haklı bir sebep varsa, diğer ortaklardan her biri yönetim yetkisini kaldırabilir. Haklı sebepler, özellikle yönetici ortağın görevini aşırı ölçüde ihmal etmesi veya iyi yönetim için gerekli olan yeteneği kaybetmesi durumlarında vardır.'' Buna gör...