Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/578 · K. 2019/384
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/578 K. 2019/384

E. 2018/578K. 2019/38413 Mart 2019
bilirkişi raporuzarar tazminieksik incelemeistinaf başvurusunun kabulütazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı bankanın mevduat müşterisi olduğunu, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere ve belirsiz alacak davası olarak bankanın kusurlu ve ihmalli davranışları, yanlış yönlendirmesi nedeniyle A tipi fon/bono/ mevduat kaybı işlemlerinden ve alternatif gelir kaybı nedeniyle 5.000 TL zararı olduğunu ileri sürerek bu zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22/11/2012 tarihli açıklama dilekçesi ile; müvekkilinin 2010- 2011 tarihli A tipi fon alım-satım işlemleri, yapılandırılmış mevduat işlemleri, 2011 tarihli tahvil alım- satım işlemleri nedeniyle 5.000 TL zararı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/578 Esas KARAR NO : 2019/384 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEME : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NUMARASI : 2013/137 Esas 2017/820 Karar TARİH : 20/11/2017 DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 13/03/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı bankanın mevduat müşterisi olduğunu, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere ve belirsiz alacak davası olarak bankanın kusurlu ve ihmalli davranışları, yanlış yönlendirmesi nedeniyle A tipi fon/bono/ mevduat kaybı işlemlerinden ve alternatif gelir kaybı nedeniyle 5.000 TL zararı olduğunu ileri sürerek bu zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22/11/2012 tarihli açıklama dilekçesi ile; müvekkilinin 2010- 2011 tarihli A tipi fon alım-satım işlemleri, yapılandırılmış mevduat işlemleri, 2011 tarihli tahvil alım- satım işlemleri nedeniyle 5.000 TL zararı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açtığı davada zararın belirlenmesini ve belirlenen miktarın 11/04/2012 tarihli ihtarnamenin bankaya tebliğinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, tüm işlemlerin davacının talimatına istinaden ve bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, davacının yapılan işlemlerden bilgisi olduğunu, banka çalışanlarınca hatalı eksik bilgilerle ve yanlış yönlendirme yapılmasının söz konusu olmadığını, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, sözleşmede yer alan risk bildirim formunda bilgi verildiğini, davacının hesap hareketlerinde itiraza konu olmayan bir çok işlemler yapıldığını, davacının banka ile yaptığı tüm işlemlerden dolayı hiçbir alacak ve hakkının kalmadığına ilişkin ibraname düzenlendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/11/2017 tarih 2013/137 Esas 2017/820 sayılı kararında;"...Türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımlar yapmadan önce kendisine iletilen analizlerin sübjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu ve davacının dava konusu işlemlerden önce de bir çok kez opsiyon işlemi gerçekleştirdiği, davacının dava konusu opsiyon işlemleri hakkında aydınlatılmadığına dair iddialarının ve hileli hareketler nedeniyle hataya düşüldüğünün de ispat edilemediği anlaşılmıştır.Davacının, davalı Banka ile imzaladıktan çerçeve sözleşmelerde yer alan ve birkaç kez vurgulanan risk uyanlarını anlayabilecek kapasitede ve döviz ve sermaye piyasalarındaki önceden öngörülmesi olanaksız oynaklık ve değişkenlik konusunda bilgi...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/578 · K. 2019/384

13 Mart 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/586 · K. 2019/431

21 Mart 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/738 · K. 2019/688

8 Mayıs 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/515 · K. 2019/389

13 Mart 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/696 · K. 2019/564

17 Nisan 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/498 · K. 2019/388

13 Mart 2019