DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/05/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin .... temizlik işlerini aldığını, bu bağlamda 78.600,00 TL tutarlı teminat mektubu verildiğini, davalı bankanın ise teminat mektubuna ve teminat senedine istinaden takibe geçtiğini, söz konusu teminat mektubunun hükümsüz kaldığını, davalının ise kötüniyetli olarak teminat mektubunu nakde çevirmek istediğini, mektubun vade tarihinin 16/01/2017 olduğunu, ayrıca teminat mektubuna bağlı risklerin gerçekleşmediğini, dolayısıyla takibe geçilemeyeceğini, yine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/962 Esas KARAR NO : 2019/971 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2019/14 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/05/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin .... temizlik işlerini aldığını, bu bağlamda 78.600,00 TL tutarlı teminat mektubu verildiğini, davalı bankanın ise teminat mektubuna ve teminat senedine istinaden takibe geçtiğini, söz konusu teminat mektubunun hükümsüz kaldığını, davalının ise kötüniyetli olarak teminat mektubunu nakde çevirmek istediğini, mektubun vade tarihinin 16/01/2017 olduğunu, ayrıca teminat mektubuna bağlı risklerin gerçekleşmediğini, dolayısıyla takibe geçilemeyeceğini, yine davacı ... ve ... tarafından verilen kefaletin de geçersiz olduğunu, zira kefaletin verildiği 2013 yılında müvekkillerinin evli olduğunu ve TBK'nun 584.maddesi uyarınca eşlerinin rızası gerektiğini belirtirek müvekkillerinin takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini, yine teminatsız olarak takibin durdurulmasını istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin bono ve teminat mektubunun tarafı olduğunu, 16/01/2017 vade tarihli teminat mektubuna binaen muhatabın 12/12/2016 tarihinde tavzih talebinde bulunduğunu, bu talep dolayısıyla 06/04/2018 tarihinde dava konusu icra takibinin başlatıldığını, davacıların icra hukuk mahkemesinde takibin iptaline ilişkin açtığı davanın reddedildiğini, 22/09/2017 tarihli ihtarnamede tazmin tarihinin sehven yanlış yazıldığını, tazmin talebinin vadesinde yapıldığını, bu nedenle lehtarın sorumluluğunun doğduğunu, müvekkilinin araştırma yapma zorunluluğunun bulunmayıp ilk talepte ödemesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 04/02/2019 tarihinde İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulamayacağı, HMK'nun 389 ve 390 maddeleri uyarınca davacıların yaklaşık olarak haklılıklarını ispat edecek delil sunmadığı gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacılar vekili istinaf etmiştir. Davacılar vekili istinaf sebebi olarak; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar etmiş, ayrıca davalı bankanın 22/09/2018 tarihli ihtarname ile 11/08/2017 tarihinde tazmin talep edildiğini belirttiğini, oysa mektubun vadesinin 16/01/2017 olduğunu, dolayısıyla tazmin talebi vade tarihinden sonra gerçekleştiğinden teminat mektubunun hükümsüz hale geldiğini, yine hiçbir rizikonun gerçekleşmediğini, dava dışı kurum tarafından iş bitirme yazısı verildiğini, buna rağmen takibe geçilmesini...