DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/07/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının 27/05/2015 tarihinde kısmen devraldığı 2008/75358 tescil numaralı "..." ibareli markasının ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmadığını, dolayısıyla tescilinin hukuka ve marka mevzuatına aykırı olduğunu, ayrıca söz konusu ibarenin jenerik ve tasvir edici bir ibarede olmadığını, bu nedenle hükümsüz kılınarak sicilden terkini gerektiğini, şayet mahkeme aksi kanaatte ise davalının bu markayı tescilden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kullanmadığını iddia ederek öncelikle 6769 Sayılı SMK'nun 5,6 ve 25.maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğüne, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2018/1606 Esas KARAR NO : 2019/1559 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2018 NUMARASI : 2017/578 2018/23 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/07/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının 27/05/2015 tarihinde kısmen devraldığı 2008/75358 tescil numaralı "..." ibareli markasının ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmadığını, dolayısıyla tescilinin hukuka ve marka mevzuatına aykırı olduğunu, ayrıca söz konusu ibarenin jenerik ve tasvir edici bir ibarede olmadığını, bu nedenle hükümsüz kılınarak sicilden terkini gerektiğini, şayet mahkeme aksi kanaatte ise davalının bu markayı tescilden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kullanmadığını iddia ederek öncelikle 6769 Sayılı SMK'nun 5,6 ve 25.maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğüne, bu talepleri kabul görmemesi halinde markanın kullanılmayan emtialar bakımından tescil tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu markanın müvekkilince eskiye dayalı olarak kullanıldığını, ayrıca markanın tescil edildiği sınıfta ayırt edici niteliğe haiz olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının hükümsüzlük ve iptal davasını terditli olarak ileri sürdüğü, HMK'nun 111.maddesi uyarınca bu talepler arasında aslilik ve fer'ilik bakımından bağ bulunmadığını, terditli davalarda asli talep hakkında red kararı verildikten sonra fer'i talebin incelenmesine geçileceği, eldeki davada HMK'nun 110.maddesinde düzenlenen davaların yığılması kapsamında aynı davalıya karşı ileri sürülmüş bağımsız birden fazla asli talep bulunduğundan usulüne uygun olarak açılmayan davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; eldeki terditli davanın 6100 sayılı HMK'nun 111.maddesine uygun bir şekilde açıldığını, mahkeme kararının eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkemenin sadece kanun hükümlerini karara yazdığını, ancak somut olayı gerekçe yönünden uyarlamadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, davanın HMK'nun 111.maddesine uygun olarak açıldığını, talepler arasında açıkça hukuki ve/veya ekonomik bağlantı bulunduğunu, ilk taleplerinin şehir ibaresinin marka vasfını taşıyıp taşımadığına ilişkin olduğunu, şayet mahkemenin ilk taleplerini inceleseydi hükümsüzlük kararı verecek olduğunu, dolayısıyla ikinci talebin incelenmesine gerek kalmayacak olduğunu, şayet bu ibarenin marka niteliğinde olduğunu kabul etmesi halinde kullanmama nedeniyle iptal kararı vereceğini, kararın HMK'nun 111.maddesine aykırı olduğunu, ayrıca usul ekonomisi i...